Bize Ulaşın

Bu ürünü oyla !

Ülkemiz insanlarının aklına ”Brezilya” denince ilk olarak futbol arkasından da Roberto Carlos veya A. Zico geliyor.  Bu güzel güney Amerika ülkesinin futbolu kadar güzel olmasa da ve ya gelişmese de bir de sineması vardır. Meşhur Rio karnavalı yürüyüşünde bazen denk geliriz ünlü Brezilya yönetmenlerinin yürüyüşüne. Brezilya Latin Amerika ülkelerinde sinema denilince akla gelen ilk ülkedir. Fakat Brezilya sineması denildiğinde bilinmez ile karşılaşırız. : cinema novo. Brezilya’daki yönetmenler, latin amerika mantalitesi ile köklerini arayış, belgeselci üslup, yeni kurgu-gerçekçilik ekseninde sinema filmlerini çekerler. Glauber Rocha, bilinen en ünlü brezilyalı yönetmendir diyebiliriz. Brezilya’nın bir Nuri Bilge Ceylan’ı yahut Zeki Demirkubuz’udur.

Latin Amerika ülkeleri arasında sinema sektörüne en fazla desteği Brezilya vermektedir. Bu da ülke sinemasının diğer ülkelere göre daha da gelişmesini sağlamaktadır. Ayrıca Brezilya sineması 1.Dünya Savaşı sonrasında biraz Hollywood ve yabancı sinemaların etkisi altına girmiştir. Cinema Novo akımının en önemli temsilcisi diyebileceğimiz Glauber Rocha ise mutlaka izlenmesi gereken brezilyalı yönetmendir.

Brezilya sinemasının gelişip diğer Latin ülkelerinin geride kalmasının bir diğer sebebi de, bir Meksika veya Küba gibi kanlı bir devrim ya da Arjantin gibi faşist bir diktatörlük yaşamamış olmasına bağlanabilir.Bu Latin Amerika ülkesinin kültür yaşamının dengeli bir gelişme göstermesi, devletin de katkısıyla sinema alanına da yansımıştır.

Kurgu anlamında tüm Dünya Sinemasına ders verilecek nitelikte, şapka çıkarılacak filmler yapan bir ülkedir.Brezilya Sineması denince aklımıza ilk olarak walter salles ile merkez istasyonu (1998) ve motosiklet günlüğü (2004) adlı 2 filmleri gelmektedir. Brezilya filmleri Uluslararası arenada pek göremediğimiz veya karşılaşmadığımız filmlerdir. Kimi film eleştirmenine göre; arada güzel filmler yapılsa da dikkatle takip edilecek sinema değildir…


1-Cehennem Melekleri – Sylvester Stallone

(İngilizce özgün adı: The Expendables), 2010’da gösterime giren Sylvester Stallone’nin hem yönetip hem oynadığı ABD yapımı film. Filmde birkaç paralı askerin Güney Amerika’da, bir diktatörü devirme macerası konu edilmiştir. İkincisi 17 Ağustos 2012’de, üçüncüsü 15 Ağustos 2014’te çekilmiştir. 2016’da dördüncüsünün çekilmesi planlanmıştır.

Cehennem-Melekleri-2


2-Carandiru – Hector Babenco

2003 Brezilya Arjantin ortak yapımı dramatik filmdir.Brezilya’nın São Paulo kentinde bulunan Latin Amerika’nın en büyük hapishanesi “Carandiru”‘da yaşanmış birtakım olayları anlatan film özellikle de 111 mahkûmun hayatını kaybettiği ve “Carandiru katliamı” diye de anılan 1992 isyanına odaklanmıştır. Bu 111 kişinin 102’si polisin açtığı ateş sonucu ölmüştü. Bu kötü ünlü cezaevi 2002 yılında kapatılmış, bir bölümü muhafaza edilerek büyük bir kısmı yıktırılmıştır.Film AIDS konusunda uzmanlaşmış bir onkolog hekim olan Dr. Dráuzio Varella’nın söz konusu cezaevinde yaptığı gönüllü araştırmalar sırasında yazdığı “Estação Carandiru” (Türkçesi: Carandiru İstasyonu) adlı kitabından uyarlanmıştır. Filmin senaryo yazarı, yönetmeni ve yapımcısı Hector Babenco’dur.Arjantin doğumlu Brezilya’lı yönetmen Babenco yeni gerçekçi tarzdaki bu filmini konunun geçtiği gerçek mekanda, yani Carandiru ceza evinde, aralarında cezaevinin eski mahkûmlarının da bulunduğu kalabalık bir amatör oyuncu grubu ile gerçekleştirmişti.

carandıru


3-Motosiklet Günlüğü – Walter Salles

(Orijinal adı: Diarios de motocicleta), genç Ernesto “Che” Guevara ve arkadaşı Alberto Granado’nun 1950’li yıllarda Güney Amerika’yı dolaşmalarını konu alan biyografik film. Guevara daha sonra Marksist bir devrimci olmuştur, film henüz genç Guevara’yı ele almakta ve doğrudan politik görüşlerine fazla yer vermemektedir.Bu film Arjantin, Fransa, Almanya, Peru, Şili ve Birleşik Devletler ortak yapımıdır. Ernesto Guevara rolünü Meksikalı genç oyuncu Gael García Bernal, Alberto Granadorolünü Arjantinli Rodrigo de la Serna oynamıştır. Filmi Brezilyalı Walter Salles yönetmiştir. Senaryo Guevara ve Granado`nun günlükleri üzerine kurularak Jose Riveratarafından yazılmıştır. İlk gösterimi Sundance Film Festivali`nde yapılmış daha sonra bütün dünyada gösterime girmiştir.

mot_gun


4-Siyah Orfe (film) – Marcel Camus

1959 Fransa Brezilya İtalya ve Portekiz ortak yapımı romantik fantastik filmdir. Özgün adı Orfeu Negro dur. İngilizce konuşulan ülkelerde Black Orpheus adı ile gösterime sunulmuştur. Film Türkiye’de 1 Ocak 1962’de gösterime girmiştir.Vinicius de Moraes’ın konusunu Yunan Mitolojisi’nden aldığı 1954 tarihli Orfeu da Conceição adlı oyunundan senaryosunu Marcel Camus ve Jacques Viot’un birlikte uyarlayıp yazdıkları filmin yönetmeni de Marcel Camus’dur. Camus’nun ayrıca filmde bir rolü de vardır. Filmin diğer oyuncuları ise Breno Mello, Marpessa Dawn, Fausto Guerzoni ve Lourdes de Oliveira’dır. Yunan mitolojisinde yer alan Orfe ve Öridis (Orpheus ve Eurydice) efsanesinin karnavallar diyarı Rio de Janeiro’ya uyarlanmış şeklidir. Gerçek mekanlarda genelde amatör oyuncuların yer aldığı sahnelerin yeni gerçekçi filmler tarzında çekildiği filmin bir özelliği de kadrosunun neredeyse tamamının siyahi oyunculardan oluşmuş olmasıdır. Bu o tarihte uluslararası bir film için alışılmadık bir özellikti ve bu açıdan da “siyah orfe” devrimci bir film olarak nitelendirildi. Filmin Brezilya folklorünü canlı bir şekilde aktaran çok renkli görüntüleri Jean Bourgoin’a aittir. Film en çok da müziği ile hafızalara kazınmıştır. Filmin müziklerini Brezilya müziği Bossa Nova’nın efsane kralı Antonio Carlos Jobim ve Luiz Bonfá birlikte yapmışlardır. Özellikle de bu film için bestelenmiş iki müzik parçası,Manhã de Carnaval ve A felicidade zamanla klasikleşmiş ve birçok sanatçı tarafından defalarca seslendirilmişti. Filmin bazı afişlerinde de kullanılan tanıtım sloganı şuydu: “Bossa Nova’yı dünyaya tanıtan film”. Film 1959 yılında Cannes Film Festivali ‘nde Altın Palmiye ödülünü kazandı. 1960 yılında ise En İyi Yabancı Film Akademi Ödülü ile aynı kategoride Golden Globe ödülüne layık görüldü.

siyah orfe


5-Tanrı Kent – Fermando Meirelles

2002 Brezilya – Fransa ortak yapımı dramatik suç filmidir. Portekizce özgün adı Cidade de Deus olan film İngilizce konuşulan ülkelerde de Türkiye’de olduğu gibi özgün adının tam çevirisi olan City of God adıyla gösterilmiştir. Türkiye’de basılan videolarında Tanrı ve Kent kelimeleri ayrı yazılmıştır.Film 13 Nisan2003’te 22. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde de gösterildi.Yönetmenliğini Fernando Meirelles ve Kátia Lund’un birlikte yaptıkları filmin senaryosunu Paulo Lins’in 1997 tarihli aynı adlı romanından Bráulio Mantovani uyarlayıp yazmıştır. Romanın yazarı da uzun yıllar konunun geçtiği gettoda yaşamıştı ve roman gerçek olaylara dayanıyordu.”Cidade de Deus”, kent içindeki çirkin ve suç odağı gecekonduları sistematik bir şekilde kent dışına taşıma projesinin bir parçası olarak 1960’larda kente uzak bölgelerdeBrezilya hükümeti eliyle kurulmuş gecekondu önleme yerleşkelerinden birinin, belki de en ünlüsünün adıdır. Bu suç oranı yüksek tehlikeli mahalle Rio de Janeiro kentinin dışındadır.Film adını buradan almıştır. Filmin baş karakteri de kişiler değil bu mahallenin ta kendisidir. Filmin oyuncularından Leandro Firmino (Zé Pequeno) da dahil filmin oyuncularının çoğu bu mahallede büyümüşlerdi.Film tamamen amatör oyuncularla çekilmiştir.Film bu mahallede yaşayan bir grup çocuğun 1960’lardan başlayarak sonraki 10-15 yıla yayılan uyuşturucu ve suçla örülü öyküsünü anlatır. Bu destansı suç filmi anlatım stili açısından da Goodfellas (Sıkı Dostlar) ve Trainspotting filmlerini anımsatır.Moskova’daki özel gösteri hariç tutulursa ilk gösterimi Cannes Film Festivali’nde yapılan film “en iyi yönetmen”, “en iyi görüntü”, “en iyi senaryo” ve “en iyi kurgu” dallarında Oscar’a aday gösterildi, “en iyi kurgu” BAFTA ödülünün de aralarında olduğu 49 ödül kazandı, 25 ödüle de aday gösterildi. Tanrı Kent her zaman IMDb’nin en iyi 250 Film listesine girmekte ve sıralamada sürekli olarak üst sıralarda yer almaktadır.

tanri_kent


6-Özel Tim (film) – Jose Padilha

(Portekizce Tropa de Elite) yönetmenliğini José Padilha’nın yaptığı 2007 yapımı Brezilya filmi. Rio de Janeiro askeri polisinin yarı kurgusal Özel Polis Operasyonları Birliğini anlatan film yönetmenin belgesel tarzındaki Bus 174 (Portekizce Ônibus 174) filminden sonraki ikinci ve aynı zamanda ilk kurgusal filmi. Brezilya’nın Rio kentindeki Favela denen yoksul gecekondu çevrelerinde geçen film, oradaki yoğun uyuşturucu trafiğini ve bu çetelerle savaşan polis teşkilatının çürümüşlüğünü anlatıyor.Eleştirmenler tarafından Favela’daki yaşamı anlatan Tanrı Kent ve Favela Rising gibi filmlerle karşılaştırıldı.Film, 2008 Berlin Film Festivalinde Altın Ayı ödülüne layık görüldü.Ayrıca, Brezilya’da büyük bir ticari başarıya imza attı ve toplumsal bir fenomen haline geldi. Datafolha’ya göre São Paulo halkının yüzde 77’si filmin adını duymuş. Filmin elde ettiği ticari başarı 2010 yılında devam filmi olan Özel Tim 2’nin çekilmesine yol açtı.

özel tim


7-Reaching for the Moon – Bruno Baretto

Bruno Barreto’nun yönettiği 2013 tarihli biyografik drama filmidir. Carmem Lucia de Oliveira’nın yazdığı Flores Raras e Banalíssimas kitabından uyarlanmıştır.Filmde Amerikan şair Elizabeth Bishop ve Brezilyalı mimar Lota de Macedo Soares arasındaki gerçek aşk hikayesi anlatılır.1950’li ve 1960’lı yıllarda Petrópolis’te geçen öyküde Bossa nova’nın doğuşunın yanı sıra başkent Brasília’nın kuruluşu ve açılışı da yer alır. Film daha çok iki kadının hikayesi ve hayatlarının gittiği yönle ilgilenir.

hero_ReachingForTheMoon-2013-1


8-Merkez İstasyonu – Walter Salles

1998 yılında Brezilya’da çekilmiş Brezilya-Fransa ortak yapımı film. 9 yaşındaki bir çocuk ile orta yaşlı soğuk bir kadının ilişkisini anlatır. Walter Salles’in öyküsünden João Emanuel Carneiro ve Marcos Bernstein tarafından senaryolaştırılmış, daha sonra Walter Salles tarafından filme çekilmiştir. Ana rollerde Fernanda Montenegro ve Vinícius de Oliveira oynamıştır. Film 1998 Sundance Film Festivali’nde gösterildiğinde, senaryosu, sinemanın 100. yıldönümünü kutlamak için konulan ‘‘Cinema 100-Sundance Institute International Award’’ı kazandı. 48. Uluslararasi Berlin Film Festivalinde Altın Ayı ödülü aldı. Filmin baş kadın oyuncusu Fernanda Montenegro da En İyi Kadın Oyuncu seçildi. İngiliz Film Akademisi’nin verdiği BAFTA ödüllerinde de En İyi Yabancı Film Ödülü aldı. En İyi Yabancı Film dalında Oscar ve Altın Küre’ye de aday gösterildi.

merkez istasyonu


9-Do Começo Ao Fim – Aluizio Abranches

yönetmenliğini ve senaristliğini Aluizio Abranches’in üstlendiği, romantik drama türündeki eşcinsellik temalı 2009 yapımı Brezilya filmi. (Türkçe:Boyunca) anlamına gelen filmde “tabu” olarak görülen, iki erkek kardeş arasındaki ensest ilişki anlatılmıştır.Annelerinin ölümünün ardından çocukluklarından beri birbirlerine hissettikleri bağlılığın sadece kardeş sevgisinden ibaret olmadığını anlayan Francisco ve Thomás birbirlerine cinsel anlamda ilgi duymaya ve beraberinde de bu yeni aşkı yaşamaya başlarlar.

Do Começo Ao Fim


10-Bugün Eve Yalnız Dönmek İstiyorum – Daniel Ribeiro

Daniel Ribeiro’nun yönettiği 2014 yapımı eşcinsellik temalı B filmi. İlk olarak 64. Uluslararası Berlin Film Festivali’nin “Panorama” bölümünde gösterildi. 11 Nisan 2014 tarihinde Brezilya’da piyasaya sürülmesi bekleniyor. Yönetmen Daniel Ribeiro’nun ilk uzun metrajlı gençlik filmi.Görme engelli Leonardo, sınıflarına yeni gelen Gabriel ile kaynaşır. Çok geçmedende ona aşık olur ancak en yakın arkadaşı Giovana da Gabriel’e aşıktır. Ancak zamanla Leonardo ve Gabriel arasında giderek yakınlaşma başlar ve birbirlerine aşık olurlar.bugun eve...