Bize Ulaşın

Bu ürünü oyla !

Genellikle korku, şiddet, cinsellik, dram gibi türlerden beslense de aslında birçok türden malzemeyi önümüze koyuyor.Niye yasaklı bu filmler? Yasaklı kavramı ülkeden ülkeye değişse de bu filmler tüm dünyada yasaklanıyor. Barındırdığı içerik nedeniyle akıl ve ruh sağlığına ciddi boyutlarda zarar verecek görüntüler içermesi yasaklanmasına neden olan 10 film.


1-A Clockwork Orange – Otomatik Portakal (1971)
Sinema tarihine adı altın harflerle yazılan bir Kubrick distopyasıdır A Clockwork Orange. Tüm zamanların en psikopat film karakterlerinden biri olan Alex DeLarge hem ismiyle hem cismiyle unutulmaz sinema anılarımız arasında kendine özel bir yer bulmuştur. Karanlık bir gelecek aracılığıyla günümüzün sistem çarklarını sert bir biçimde eleştiren film bağımlılık üzerine de dikkate değer söylemlerde bulunur. Kubrick’in dehasıyla yarattığı kendine has rahatsız ediciliği de bazıları için tam anlamıyla şok edicidir.
a_clockwork_orange


2- Pink Flamingos
Pink Flamingos da kıyıda köşede kalmış mide kaldıran kültlerden birisi aslında. Kara mizah unsurlarını daha önce denenmemiş bir biçimde kullanan film ağızda biraz acı biraz tatlı bir tat bırakmaktadır. Ensestten girenyamyamlıktan çıkan ve bu esnada da hayvanlara eziyet etmekten geri kalmayan Pink Flamingos gösterildiği her yerde seyirci kitlesini ikiye bölmüştür. Zaten rahatsız edici herhangi bir filmin üzerinde uzlaşmaya varmak zordur.
pink-flamingos


3-The Last House on the Left
Peşinden birçok gore filmi sürükleyen intikam öykülerinin korku-vahşet sineması alt türü olmasında büyük etkisi olan bir Wes Craven filmi Soldaki Son Ev. Sapık bir çeteye kurban giden kızlarının intikamını almak isteyen bir ailenin öyküsünü anlatıyor film. İçerdiği şiddet nedeniyle sansür süzgecinden geçmekte çok zorlanan bazı ülkede tamamen yasaklanan bazılarında ise bir kısmı kesilip ancak öyle gösterime giren bu kült film Craven’ın sinemadaki yolculuğunun başlangıç noktası.
the_last_house_on_the_left


4-Salo Ya Da Sodom’un 120 Günü
Hakkındaki tartışmalar hiçbir vakit dinmeyen ve Pasolini’nin ölümüne neden olduğu konuşulan Salo sinema tarihinin belki de en sert faşizm eleştirisini içerisinde barındırıyor. 9 kız ve 9 erkek tutsağın 120 gün boyunca maruz kaldığı psikolojik fiziksel ve cinsel vahşeti anlatan film faşizmin tüyler ürperticiliğine aynı şekilde yanıt verdiği için ilginç tartışmaları da beraberinde getiriyor. “Gore” tanımına yeni cümleler ekleyen bu ürkütücü film üzerinden geçen yaklaşık 40 seneye rağmen rahatsız ediciliğinden hiçbir şey kaybetmemiş durumda. Zaten bir Marquis de Sade uyarlaması olduğunu söyleyince film kafanızda iyiden iyiye şekillenecektir.
Salo Ya Da Sodom’un 120 Günü


5-Eraserhead
David Lynch’in ilk filmi haliyle Lynch’in zihnine ve bilinçaltına ilk yolculuk… Birkaç ironik istisna dışında neredeyse tüm filmlerinde bizi rahatsız etmeyi kendine görev edinen David Lynch tüm zamanların en iyi ilk filmlerinden birinde üstlendiği görevi en etkili biçimde yerine getiriyordu. Hiçbir zaman grotesk karakterlere olan sevdasını ve “öteki” anlatımını saklamayacak olan üstad Henry Spencer ve onun karanlık dünyası ile kabuslarımızın değişmez başrollerinden birini üstlendi yıllarca.
eraserhead


6-Day of the Woman
Yine intikam kelimesinin hakkını veren sözlük anlamıyla “mide bulandıran” kanlı mı kanlı bir vahşet filmi… Çizdiği kadın kahraman portresiyle kısa bir sürede kült olarak anılmaya başlanan Day of the Woman “I Spit on your Grave” adıyla yakın dönemde yeniden çevrilmiş ve Hollywood plastikliğine yenik düşmüştü. Orijinal filmin etkisi ise elbette ki eskiliğinde ve bu eskiliğin yarattığı atmosferinde yatıyor. Tecavüze uğrayan bir kadının kanlı geri dönüşünü anlatan Meir Zarchi eseri şiddetin sinemadaki çarpıcı tezahürlerinden birisi.
Day of the Woman


7-Cannibal Holocaust
Blair Witch Project ile hatırlanan ve sonrasında da Rec Cloverfield Paranormal Activity gibi yakın dönem örnekleriyle de popüler hale gelen bir alt türün öncüsüdür Ruggero Deodato’nun sahte-belgeseli. Zaten “sahte” dediğime bakmayın görüntüler o kadar gerçekçidir ki Deodato oyuncularının gerçekten kazıklara saplanmadığını mahkemede kanıtlamak zorunda kalmıştır ve ancak bundan sonra beraat edebilmiştir. Vahşet algısını genişleten ve birçok insanın psikolojisine kalıcı tesir eden Cannibal Holocaust rahatsız edici filmlerin en iddialılarından biri.
Cannibal Holocaust


8-Videodrome
David Cronenberg’in kabusları filme alma yetisi yönetmenin ilk dönem sinemasından haberdar bir sinemasever tarafından zaten bilinmektedir. Videodrome’da yönetmenin gerçek ile sanrı arasındaki çizginin yitip gitmesi üzerinden hareket ettiği imgesel manada çığır açıcı unsurlarla dolu sürreal bir tablosudur. Ayrıca teknolojiye tapınmaya başlayan dünyaya getirilen çarpıcı bir eleştiridir aynı zamanda.
Videodrome


9-A Serbian Film
Gösterildiği ya da gösterilmediği her yerde irili ufaklı infiallere neden olan bu yakın dönem “korkunç”luğu beyazperdede görülmüş en ağır ve en net otorite eleştirisi olarak kayda geçti. Hem görselliğiyle hem de nasıl bir hayal gücünün ürünü olduğu meçhul fikirler vasıtasıyla hissettirdikleriyle izleyenin içine işleyen bir kara tecrübeydi A Serbian Film. Eski bir porno yıldızının mesleğine geri dönmesinden yola çıkan Sırp yapımıerotizme eklediği gore miktarını fazla kaçırmasıyla yalnızca psikolojik değil cinsel zararlar bile verebilir izleyenine.
A serbian


10-The Human Centipede
Yakın dönem istismar sinemasının önemli örneklerinden biri olarak kabul edilen ve hastalıklı bir bilim adamının yaptığı korkunç deneyleri anlatan filmin tüm ipucu aslında isminde yatıyor. Tabii ki oluşturulmaya çalışılan yaratığın ilk anda hafızanızda oluşan kadar mizah içerikli bir görüntü olmadığı kesin. İşte biz de bu filmi mide bulandırıcı ve rahatsız edici olarak addediyoruz. Tom Six’in hiç vakit kaybetmeden ikincisini çektiği ve üçüncüsünü de çekeceğini açıkladığı The Human Centipede vahşet sinemasının yeni neferlerinden.
The Human Centipede