Bize Ulaşın

1 (20%) 1 vote

Türkiye sinemasında korku filmleri malesef vasatı geçemediler.Yönetmenler defalarca korku filmi çekmeye çalıştılar fakat Avrupa’da ve Hollywood da çekilen filmlerin gölgesinde kaldılar. Bir türlü başarı sağlanamadı sinemasal yönden. Her ne kadar gişe başarısı sağlansa da filmler vasatın altında kaldılar.


1-Büyü – Fatih Aksoy

Büyü veya sihir (Arapça: سحر); insanların doğaüstü, paranormal veya mistik yöntemlerle doğal dünyayı (olayları, nesneleri, insanları) etkileyebildiğini öne süren uygulamalar ve bunların çevresinde oluşturulan kültürel sistem.Popüler kültürde sık rastlanılan büyü yapma yöntemleri arasında; çeşitli malzemelerden karışımlar hazırlama, büyülü sözcükler söyleme veya hareketler yapma, büyülü yazılar veya semboller çizme, sihirli değnek gibi araçlar kullanma, belirli bir kişiyi sembolize eden kuklalar kullanma, kan veya hayvan yağı kullanma sayılabilir. Büyüler zengin, sağlıklı veya başarılı olmak, birine yardım etmek gibi iyi amaçlarla veya birini cezalandırmak gibi kötü amaçlarla da icra edilebilir.Büyü ile uğraşan kişiler büyücü ya da sihirbaz olarak tanımlanır. Günümüzde “sihirbazlık” sözcüğü sıklıkla bir sahne sanatı olan “hokkabazlıkla” eşanlamlı kullanılır[1] ve bu alanda kullanımı herhangi bir doğaüstü anlam içermez. Ortaçağda din adamı, mezarcı, şifacı, demirci gibi bazı meslek sahiplerinin ve bedensel ya da ruhsal engeli olanların büyücülükle uğraştığı düşünülürdü. Günümüzde halen, bazı engellilerin büyü yapma veya ruh çağırma seansları esnasında doğaüstü güçler tarafından cezalandırıldığı (çarpıldığı) inancına bazı toplumlarda rastlanılır.İnsanoğlunun büyüye olan inancı antik çağlardan günümüze gitgide azalmıştır. Günümüzde büyünün tüm çeşitleri modern bilim tarafından reddedilir ancak büyüye olan inanca bazı dinlerde ve akımlarda halen rastlanılır.

Büyü_filmi


2-Araf – Biray Dalkıran

Akademi öğrencisi Eda, evli bir adamdan hamile kalır ve gebeliğinin dördüncü ayında kürtaj olur. Üç yıl sonra akademiden arkadaşı Cenk ile evlenmiştir ve iki aylık hamiledir. Fakat bu hamilelikle beraber küçük bir kız çocuğunun hayatına girmesine bağlı olarak psikolojisi değişen Eda, kürtajla aldığı küçük kızının Araf’tan intikam için döndüğünü düşünmeye başlar.‘Araf’ Amerika’ da ‘The Abortion’(kürtaj) adıyla satıldı. Türkiye DVD standlarının %80 nini Amerikan yapımı filmler süslüyordu Artık Amerika’da Bir Türk Filmi DVD standların da olacak. Biray Dalkıran’ nın Yönetmenliğini yaptığı Geçen yılın gişe başarısı yüksek ve ses getiren filmlerinden olan “Araf” Amerika DVD satışını tamamladı ve Amerikan bir firmanın satın aldığı ilk Türk filmi oldu. Filmin DVD si Amerikanın korku bayramı olarak kutlanan Helloween (31 ekim) da tüm Amerika’da stantlarda yerini aldı. D.F.G.S. , Birfilm ve PathFinder Pictures la yapılan anlaşma esnasında Pathfinder yetkilileri Biray Dalkıran ve ekibine Amerika’ da yayınlanacak fragmanı sundu. Pathfinder Pictures yetkilileri aynı zamanda filmi Amerika’ da daha önce 4 adet Araf (The purgotory) isimli film bulunduğundan dolayı filmin adının kürtaj (The Abortion) olmasına karar verdiklerini ilettiler. Filmin genelini dünya standartlarının üstünde bulduklarını ekledi.

araf_


3-Konak Filmi – Cem Akyoldaş

Bir grup üniversiteleri bir kültür projesinde yer almak üzere bir araya gelir. 6 üniversiteli arkadaş, hocalarının verdiği kültür mirası projeleri ödevi için aynı gruba düşmüştür. Bazı kültür alanlarında, Truva, Göreme, Pamukkale gibi SİT alanlarında çalışmalar yürütülecektir. Bazıları buraları seçerken hocaları özellikle bu 6 kişilik grubu Safranbolu işine atar. Safranbolu projesinin sorumlusu bu gençlerin başına talihsiz bir olay gelir. Mekanlarına gelirken arabaları bozulur, karşılarına yardım edecek biri çıkar ama tekinsiz birine benzemektedir. Onlara hiç güven vermeyen birisi olan bu tuhaf karakter az konuşmakta ve etrafına gizemli bakışlar fırlatmaktadır. Aksilikler rezervasyonlarının iptal edildiğinin öğrenmesi ile devam eder ve kalacak yer nerede ise yok gibidir. Buldukları boş bir Konak’a yerleşirler ya da adeta bu Konak’ta kalmaları için birileri tarafından yönlendirilirler. Baştan her şey güzeldir ama saatler gece yarısına yaklaştıkça sıra dışı şeyler olmaya başlar.

Konak-filmi


4-Dabbe 2 – Hasan Karacadağ

İlk filmde kıyametin habercisi olan ve yavaş yavaş tüm kainata internet yoluyla yayılan Dabbe, bu devam filminde de dünyada kıyametin habercisi oluyor. Teknolojiyi kullanarak sinsice ilerleyen cinler ve bilinmeyen varlıklar yanlarına Duhan’ı da alıp bu kez insanlığın sonunu getirmek için var gücüyle ilerliyor. Son saatlerini yaşayan bir grup insan ise başlarına gelecek felaketten habersiz yaşamlarını sürdürüyor. ‘Buluntu film’ furyasının en ses getiren yerli örneklerinden biri olan Dabbe, ikinci devam filminde de ilk filmde olduğu gibi ilerliyor. Yönetmen koltuğunda ise tekrar Hasan Karacadağ bulunuyor.

dabbe-2-izle


5-Drakula İstanbul’da – Mehmet Muhtar

Azmi isimli İstanbul’lu bir avukat Romanya’da yaşayan Drakula isimli bir kontun avukatlığını üstlenmiştir. Drakula, İstanbul’da Azmi aracılığıyla pek çok ev satın almıştır ve İstanbul’a taşınacaktır. Fakat Drakula Kazıklı Voyvoda’nın soyundan gelen bir vampirdir. Kahramanlarımızın bunu anlamaları fazla sürmez.
Drakula İstanbul’da Türk Sinemasında çok az örneğe sahip korku filmlerinin en başarılısı olarak nitelendiriliyor. Aslında filmin başarısını sadece en iyi Türk korku filmi olarak değil, en iyi Türk filmlerinden biri olarak tanımlayarak nitelendirmek daha doğru olacaktır.
Değeri çok geç anlaşılmış bu eser, ABD’de düzenlenen bir korku filmleri festivalinde ayakta alkışlanmış, Bela Lugosi’nin oyunculuğuyla üne kavuşmuş orijinal hikayesini birebir kopyalamadan, özgün bir yorumla sunduğu için muadili olan filmler arasında ayrıcalıklı bir yere konmuştur.
Usta oyunculuğuyla göz kamaştıran Atıf Kaptan’ın canlandırdığı Drakula, sinemada uzun köpek dişleri gözüken ilk vampirdir. Eski İstanbul görüntülerinin zenginlik kattığı fonuyla ve Özen Sermet’in nefis görüntüleri ile zenginleşen film, türün meraklıları için kesinlikle koleksiyonluk bir eser.

Dracula_movie_poster_Style_F


6-Şeytan-ı Racim – Arkın Aktaç

Emrah ve Salih üniversiteli ve İstanbul’da yaşayan iki gençtir. Her şey günlük hayatta normal gider gibi görünürken, Salih bir anda “havas” adıyla da bilinen ‘büyü ilmi’ne merak sarar. Salih’in büyüye olan bu merakı git gide içinden çıkılmaz bir saplantı halini alacaktır. Zira Salih işi ileri boyuta taşıyarak cinler alemindeki varlıkları kontrol altına almak ister. Emrah’ın ise olan biten hakkında hiçbir fikri yoktur ama aynı evi paylaştığı için huzuru kalmamıştır ve kendisini zorla sürüklendiği bir döngünün içinde bulur. Salih her şeyin kontrolünü kaybedince, gece karabasanlar görmeye başlayan, normal bir hayatı kalmayan Emrah da çareyi İzmit’e ailesinin yanına dönmekte bulur. Burada biraz huzura ermeyi umarken, peşine musallat olanlar onu yine rahat bırakmazlar. Ailesi Emrah’a yardımcı olamayacağını anlayınca çareyi bu işlerle daha önce ilgilenmiş olan Bakırcı Mehmet efendiye başvurmakta bulurlar…

eytan-i-racim-1375867136


7-Üç Harfliler Marid – Arkın Aktaç

Görünürde sıradan, mutlu bir çift olan Ayla (Gülseven Yılmaz) kocası Serkan (Özgür Özberk) ile huzur dolu bir hayat sürmektedir. Ayla’nın hayatındaki en büyük travma 11 yaşında (Kayra Simur) öteki alemden gelen bir mahlukun musallat olması ile kabus dolu bir 3 gün yaşaması sonucu oluşmuştur. Ayla’nın en büyük koruyucusu olan muskası ise kayıplara karışmıştır. O günlerden bu günlere en önemli yoldaşı olan muskasını önceki gün kaybettiği için kendini korumasız ve çaresiz hissetmektedir. Serkan yeni bir muska yazması ve Ayla’yı rahatlatması için bu konularda ismi bilinen İzzet Hoca’yı (Ufuk Aşar) o akşam eve davet eder. Akşam yakın arkadaşları Meltem (Serap Üstün) ve Cem de (Taner Ertürkler) konuk olacaklardır. Ayla’nın yeniden başlayan hayal alemine korku dolu yolculukları ile herkesin aynı gece Ayla ve Serkan’ın evinde yaşayacağı kabus dolu dakikalar öteki alemden gelen mahlukun kudretini ve zalimliğini herkese gösterecektir. Çocukluğunuzda yaşadığınız bir karabasan 20 yıl sonra tekrar başlasa, öteki alemden gelen belalı bir mahluk size, sevdiklerinize musallat olsa ve bir gece boyunca korkutucu, güçlü ve vahşi varlığın oyunlarına teker teker kurban olsanız kendinizi nasıl hissedersiniz?

üç-harfliler_2


8-Siccin – Alper Mestçi

Genç ve güzel bir kadın olan Öznur, kimsenin onaylamayacağı bir gönül macerasına tutulmuştur. Çocukluğundan beri kuzenine, yani teyzesinin oğlu olan Kudret’e aşıktır. Öznur ne yapar eder, Kudret’i beraber olmaya ikna eder. Fakat durumu içine sindiremeyen ve üstüne üstlük evli olan Kudret ilişkilerini bitirmek ister. Öznur ise ne olru olsun Kudret’i kendisine bağlamak için eşi Nisa’ya büyü yaptırır. Bu büyü sonucu kadına cinler musallat olacaktır. Bu kötücül cin Nisa’yı ele geçirir. Büyüye göre, 5 yatsı vakti sonrasında Nisa ile onun kanından gelenler ölümle yüzleşecektir… Muhteşem Film’in yapımcılığında hayata geçen filmin oyuncu kadrosunda Pınar Çağlar Gençtürk, Koray Şahinbaş, Ebru Kaymakçı ve Merve Ateş gibi isimler yer alıyor. Senarist ve yönetmen ise Alper Mestçi.

siccin


9-Ammar,Cin Tarikatı – Özgür Bakar

Feride, sevgilisiyle beraber ev arkadaşını ve Barkın’ı da alarak haftasonunu bir dağ evinde geçirmeye karar verir. Feride’nin amacı güzel bir tatil yapmak ve ev arkadaşıyla Barkın’ın arasında bir çekim oluşmasını sağlamaktır. Ancak yolculuğa son anda dahil olan beşinci bir kişi, planların yönünü biraz değiştirir. Canan’ın katılımıyla beş kişi olan grup, gizli bir gerginlikle yola çıkar. Gezileri sırasında birbiri ardına, açıklanamayan korkunç olaylar gelişir. Kaçmak için çabalarlar ama artık çok geçtir. Çünkü kötücül ruhlar etraflarını kuşatmıştır. Acaba korku kapanına dönüşen bu geziden hangisi sağ kurtulabilecekler midir?

Yönetmenliğini Özgür Bakar’ın üstlendiği, başrollerinde Duygu Paracıkoğlu, Eylül Su Sapan, Dilşah Demir ve Ozan Akbaba gibi genç oyuncuların yer aldığı korku ve gerilim türündeki film, bir laneti tekrar uyandıran bir grup arkadaşın yaşadığı dehşeti beyazperdeye taşıyor. Senaryosunda da Özgür Bakar’ın yanı sıra  Alper Kıvılcım’ın da imzası olan yapım, özellikle görsel efektleri ve makyaj teknikleriyle öne çıkıyor.

ammar


10-Okul – Taylan Biraderler

Lise son sınıf öğrencisi bir grup genç, yaklaşan sınavın stresini üstlerinden atmak ister. Sınava bir ay kala son bir delilik yapacaklardır. Akşam kimsenin olmamasından faydalanıp, okulun öğretmenler odasında içip parti yapmaya karar verirler. Okula fark edilmeden girmeyi başaran kafadarlar eğlenceyi başlatırlar. Biralarını içerler, dans eder, gülerler. Ekipten birinin yaptığı teklif, gecenin bütün akışını değiştirir: Okudukları okulda yıllar önce intihar etmiş Kevser adlı bir genç kızın ruhunu çağırmak. Başta eğlenceli bir aktivite gibi görünse de bu ruh çağırma seansının başlarına ne açtığını anladıklarındaysa artık çok geçtir. Kevser’in ruhu, Ümmü Sıbyan olarak geri dönmüştür. Halk arasındaki inanca göre bu kötücül ruh, çağrıldığı anda çocouk bekleyen kadınlara musallat olan, kendisi çocuk sahibi olamadığı için onların hayatını karartmaktadır.

okul