Bize Ulaşın

4.7 (93.85%) 13 votes

SENARYO YAPISI

Bir film senaryosu genel olarak bir kompozisyondur. Kompozisyonun düzenli ve sistemli olması gerekir.

Senaryonun yapısında üç ana bölüm vardır: giriş, gelişme, sonuç. Bu üç bölüm olmadan senaryo tamamlanmış sayılmaz. Bu çizelgede sürekli bir gelişmeyle gidilmelidir. Senaryo kendini tekrar etmemelidir. Sürekli bir ilerleme yasası bulunmalıdır.

GİRİŞ

Seyirciye filmde anlatılmak istenenleri kabataslak göstermektir. Seyirci giriş bölümüne bakarak hangi film türünde hangi tarz bir film izlediğini anlamalıdır.  Bazı Hollywood yapımı aksiyon filmlerinde film aksiyonla başlar sonra sakinleşerek standarda döner, bunun en önemli sebebi seyirciyi filmde tutmaktır. Giriş bölümünün en önemli görevlerinden biri seyirciyi filmde tutmaktır.

GELİŞME

Gelişme bölümünde karakter genel olarak bir çatışma içinde ve çözülemeyen sorunlar içinde boğularak sonuca kadar gider. Gelişme bölümü genellikle çatışmalar problemlerin en hat safhada olduğu bölümdür. Giriş bölümündeki sıradanlığı doruk noktasındaki heyecana bağlayan bölümdür.

SONUÇ

Sonuç bölümü seyirciye sunulan bütün problem ve çatışmaların çözüldüğü bölümdür. Bu bölümde en yoğun fiili faaliyet oluşumu, mutluluk ya da hüzün ile sonuçlanan bir çözümleme vardır. Giriş bölümünde seyirciye sunulan vaatler burada açıklığa kavuşur.

TEMA

Tema filmin ana düşünesini oluşturur. Vermek istenilen mesajın kısa bir teması olur. Örneğin “aşk her yaşta güzeldir”. Verilen tema kısa ve özdür. Film ise bu öz temanın canlandırmasıdır. Verilen tema filmde gerçekleştirilir.

film senaryosunun özellikleri


SENARYODA KARAKTER

Bir senaryoda oluşması gereken en önemli şey karakterin kendisidir. Senaryo yazan bir insan o senaryoya başlamadan önce karakterle yatıp karakterle kalkmalıdır. Genel itibariyle senaryoda karakter analizini çıkarmak için sorulması gereken bazı sorular vardır. Aşağıda o soruları hazırladık. Detaylı sorular ile karakterin her bilgisine sahip olunabilinir.

SORULAR:

Doğum yeri, yılı:

Çocukluğu:

Gençliği:

Varsa askerliği:

Belirgin hastalıkları:

Takıntıları:

İlkeleri:

İnancı:

Hatırlayabildiği ilk anısı;

Eğitimi;

Ebeveynlerinin ilişkisi;

Sohbete başlama şekli;

Nerede yaşamak ister;

Kendisini ne ile tanımlar;   2

Övünç kaynakları;

Diğer karakterlerde hoşlandıkları;

Diğer karakterlerde hoşlanmadıkları;

Deyimi;

Giyim şekli;

Giyimde sevmediği

Okuduğu gazete;

Bilgisayar kullanımı;

Belirgin beceriksizliği;

Büyük pişmanlığı;

Küçük pişmanlığı;

Sırrı;

En çok neden etkilendiği;

Hastayken;

Huzurluyken;     3

En güçsüz yanı;

En güçlü yanı;

En incitilebilir yanı;

Tek kelimeyle kendisini nasıl tanımlar;

Hayatında/kendisinde değiştirmek istedikleri;

Bu değişiklikleri yapabilirse;

Yakın amacı;

Bunun için planı;

Uzak amacı; …

Bunun için planı;

Amaçları için kimlerle ittifak kurar;

Bunalımdayken nasıl tepki verir;

Sorunlara tepkisi;

Genel tavrı;

Burcu;

İş yeri;

Arabası;

Parayla ilişkisi;

Eski sevgili durumu;

satılık senaryo


ÇATIŞMA

Senaryo içinde insanın kendisi ile ya da karşısındaki insanlar veya doğa ile olan anlaşmazlıklarıdır. Çatışma zıtlıkların ortaya çıkmasıdır. Genellikle bu zıtlık iyi kötü zıtlığıdır. Çözülmesi gereken bir sorun, meydan okumayla oluşan problemler gibi oluşumlar bunlara örnek olarak verilebilir.

Çatışma filmin olmazsa olmazlarından biridir. Bir senaryoyu senaryo yapan unsurlardan biri çatışmadır. Bir senaryoya başlamadan önce çatışmaları saptamak gerekir. Senaryoda bir anlaşmazlık belirlenir o anlaşmazlıkların üzerine gidilir ve genellikle o anlaşmazlıklar çözülür.

Çatışmaların temel noktaları:

İnsanın başka biriyle çatışması

İnsanın kendi iç çatışması

İnsanın doğayla çatışması

İnsanın toplum ile çatışması

SÜREKLİ İLERLEME YASASI

Sürekli ilerleme yasası, dramatik gerilimin yavaş yavaş artarak doruk noktasına ulaşması, bir başka deyişle, en önemli ve en çarpıcı olayların filmin sonunda, bu gerilimin son bulduğu noktada seyirciye sunulması ilkesine dayanır. Bunu filmlerinde bir ilke olarak edinen Hitchcock da filmin bir teleferik gibi sürekli yükselmesi gerektiğini düşünür. Gerilim ya da aksiyon olarak düşünürsek ise bu gerilimlerin her biri diğerinin etki olarak üstünde olması gerekir.

Sürekli ilerleme yasasında bir diğer görüş te Jean-Claude Carriere’den… İlerleme yasasında sahneler arasında sürekli bir bağlantı olması gerekir. Bir sahnede bir sorunun çözüme ulaşması ve diğer sahne için bir sorun ortaya atılması gerekir ve son sahneye kadar bu şekilde devam eden sorunlar silsilesi finalde çözülür.

DORUK NOKTA

Doruk nokta genellikle filmin son 10 ya da 15 dakikasında oluşan olaylardır. Bir film doruk nokta olmadan oluşamaz. Doruk noktayla filmde oluşan çatışmalar çözüme ulaştırılır. Doruk noktada seyircinin kafasındaki soru işaretlerine çözümler üretilir ve olaylar çözümlenerek sonuca varılır. Filmin doruk noktasında mutlaka bir olay örgüsü olması gerekmektedir. Olaylar diyalogla verilmemelidir. Fiili bir hareketlilik olmalıdır. Çözümleri seyircinin kafasında olmasını beklemek yanlış olur.

spring filmi


FLASH BACK

Flash back Türkçe olarak geri dönüş anlamına gelir. Bir karakterin kendi düşüncesi içerisinde ya da başka bir kişinin olayına atıf yaparak geçmişte olan bir olayı hayal etmesi ya da sahne olarak direk o zamana gitmesidir. Farklı flash back örnekleri vardır: Bir polisiye filminde cinayetin nasıl işlendiğini tahmin etmek gibi kesin olmayan flash backler, kişinin geçmişte yaşadığı olayı hatırlaması gibi…

Bazı filmlerde ise sona yakın bir sahneyle başlar, adam idam edilmeye götürülüyordur. Bu sahne filmin sonudur fakat film bu sahneyle başlar ve sonra normale dönüp oraya nasıl geldiğini ilemeye başlar.

Genel itibariyle flash back hakkında olumlu ve olumsuz çok fikir vardır fakat nerede ve nasıl kullanılacağını bilindiği takdirde filme değer katabilir.

SONUÇ

Bir senaryonun sonuç bölümü en önemli yerlerinden biridir, hele ki o senaryo kısa film senaryosu ise bu alacağınız tepkilerin en iyi şekilde olmasını sağlayan bölümdür.

Farklı şekillerde sonuç bölümleri mevcuttur. Genel olarak açık son, kapalı son ve ikisinin ortası bir sonuç ortaya çıkabilir.

Açık sonlu filmlerde, sır açıklanmadan, girişilen bir tasarı tamamlanmadan, kahramanı zor durumda bırakan güçlükler aşılmadan, hatta filmin sonunda kişilerin buluşması gösterilmeden biter. Bu tür filmler açık sonlu filmlerdir. Seyircide merak uyandırmak ve mutlu sona bağlamamak adına yapılır.

Açık sonlu filme örnek olarak “Son Macera” filmi verilebilir. Sonuç bölümünde öykünün kahramanlarının çok tehlikeli bir görevde denize açılmaları seyirciye gösterilmez. Türkiye’de ise bu tür filmlerin adamı Zeki Demirkubuz’dur.

Kapalı sonlu filmlerde, genellikle her şey çözülür seyircinin aklında bir soru işareti kalmaz. Kahraman ya ölür ve yan kahramanların üzerinden biter film ya da kahraman mutlu sona ulaşır ve hayat devam eder. Bu tür filmler genel itibariyle filmlerin yüzde doksanını kapsar.

Yarı açık yarı kapalı sonlar da film kapalı sonla bitmek üzereyken küçük bir hamleyle “mi acaba” sorusunu sorarak bitirilir. Genellikle bu tür filmlerde devam filmi olması ihtimali göz önünde bulundurulduğu için böyle bir sonla bitirilir. Bu tür filme güzel bir örnek olarak “İnception- Başlangıç” filmi verilebilir.

ÇEKİM SENARYOSU

Çekim senaryosu, senaryo çalışmasının son evresidir. Ayrımlamanın hazırlanmasından sonra yazar ile yönetmen ya da sadece yönetmen, çekim senaryosunu oluşturmaya başlar. Filme dönüşecek metnin çekilmesine temel olacak tüm bilgiler bu evrede çekim senaryosunda yer alır.

Çekim senaryosu henüz çekilmeyen filmin, bittiği zaman alacağı biçimin, önceden en küçük ayrıntılarına kadar kâğıt üzerinde belirtildiği metindir. Diğer bir tanıma göre, çekimlere bölünen çevrim için tüm uygulamayla ilgili tüm açıklamaları taşıyan senaryo; senaryonun film çekmeye hazır durumda olduğu aşamasıdır.

(Çekim senaryosu örneklerini dökümanlar menüsünde bulabilirsiniz.)

satılık kısa film senaryosu


1) Sağlam senaryo, sağlam temeller üzerine inşa edilir. Bol bol okuyun!

Lajos Egri’nin ilk baskısı 1940’ta yapılan kitabı “Piyes Yazma Sanatı” okuyucusu ile buluştuğundan beri, “Senaryo nasıl yazılır?” sorusunu cevaplayan hemen her eser; bu meraka sahip insanların ilgi alanında oldu. “Piyes Yazma Sanatı” aslen tiyatro oyunlarına yönelik bir yol gösterici olsa da ortaya koyduğu ilkelerin kesin ve açık olması, onu kendi dönemi için benzersiz bir kaynak yapmıştı. Bu kitabın açtığı yolda belki de yüzlerce eser verildi. Bunlardan ilk akla gelenler; Robert McKee’nin Story’si, Denny Martin Flynn’in How Not To Write A Screenplay kitabı, John Logan & Laura Schellhardt’in Screenwriting For Dummies’i ve senaryo evrenine giriş konusunda adeta bir “Manuscript” haline gelen Syd Field’ın başyapıtı; Screenplay. Eğer senaryo yazmak gibi bir fikriniz varsa, ve bu fikri olabildiğince muteber esaslar üzerine hayata geçirmek istiyorsanız, köşe başındaki kitapçınızdan söz konusu eserlerin Türkçe çevirilerini de şıp diye bulabilirsiniz. Örneğin Syd Field’ın Screenplay’i Şerif Erol çevirisi ile “Senaryo: Senaryo Yazımının Temelleri” adı altında Alfa Yayınları’ndan çıktı. Veya Robert McKee’nin Story’si Plato tarafından Türkçeleştirilerek okuyucunun beğenisine sunuldu.


2) Sağlam senaryo, sağlam hikayeler üzerine inşa edilir. Bol bol gözlemleyin!

 

İyi bir senaryonun en temel yapı taşı ilgi çekici bir öyküdür. Üstelik bu öykünün başı, sonu, ucu, bucağı belli olmak zorunda da değil. Eğer hikayenizin özü yeterince iyiyse, konu edindiğiniz ölçütün öncesini, sonrasını, gelişimini veya alternatiflerini senaryo aşamasında da oluşturabilirsiniz. Öykünüz koskoca bir roman olabileceği gibi, yalnızca tek satırdan da oluşabilir; “Prostetik bacağı ile acı içinde görünen savaş gazisi, Çin Mahallesi’ndeki dedektiflik bürosunun kapısından yavaşça içeri süzüldü!” Ya da daha alışık olduğumuz haliyle, birkaç paragraftan oluşan kısa öyküler yazıp, sonra bunu senaryoya dönüştürebilirsiniz. “30’lu yaşlarının sonunda bir turist kafilesi ile Kapadokya’ya gelip, oranın yerlisi olan bir adama aşık olan genç kadının hayatı iki sene içinde tamamen değişmişti.”


3) Sağlam senaryo, sağlam karakterler üzerine inşa edilir. Bol bol karakterize edin!

Kahramanlar, senaryonun temelidir. Olabilecek en soyut filmde bile izleyiciye hikayeyi aktaran bir kahraman bulunur. Syd Field’ın karakter yaratımı ile ilgili muazzam bir tanımı vardır: “Yazı yazma ediminin başlangıcından beri, gerçek durumlar içinde gerçek insanlar yaratma meselesi o kadar çok yönlü, o kadar yegâne ve o kadar kişiye has bir mevzudur ki, bunu nasıl yaptığınızı anlatmaya çalışmak, avucunuzda su tutmaya çalışmaya benzer.” Evet; karakter yaratmanın ve onu sevilebilir kılmanın belli bir yöntemi ya da formülü yoktur. Fakat sevilen, benimsenen ve kitleleri peşinden sürükleyen karakterlere baktığınızda, en azından onlarda “neler olmadığını” görebilirsiniz.

Onlar yüzeysel değil, derindirler. Onlar sahte değil, gerçektirler. Onlar tek yönlü değil, değişkendirler. Her birinin doğası, insan ruhundaki bir yaraya parmak basar; Kimisi yetimdir, kimisi toplumsal kabûl ihtiyacı ile yanıp tutuşur, kimisi aşıktır, kimisi idealist. Kendi karikatürüne dönüşüp, nostalji hissiyle sarıp sarmalanan karakterleri saymazsak, -örneğin Chuck Norris- sinema / dizi tarihinde efsane statüsüne erişmiş tüm karakterlerin, kendilerine ayrılan zaman içinde evrilip, değiştiğini görürüz. Onlar öğrenirler, severler ve sonra birden nefret ederler, değişirler, iyi yönleri olduğu kadar kötü yönleri de vardır. Kuşkuları içlerini kemirirken, umutla güvenmeyi seçerler. Aşklarından geberseler dahi, sevdikleri kişiye kapıyı gösterirler. Henry James’in sözü ile; “Karakter dediğimiz şey, anlattığınız öyküdeki hadisenin saptanmasından başka birşey değildir.”

 


4) Sağlam senaryo, sağlam bir dil ile inşa edilir. Bol bol film izleyin!

Senaryonun varoluş amacı “görselleştirilmektir.” Bu nedenle hikayeden, romandan, makaleden, anıdan farklıdır. Senaryo yazarken onun dizi ya da film haline dönüşmesini amaçlarsınız. Kulağa çok bariz gelse de, senaryo yazımı esnasında en sık yapılan hatalardan biri budur. İnsanlar, senaryoların sade metinler olduğunu unuturlar. Karakterinizi detaylandırmak, hikayeyi parlatmak, dönüm noktalarını ardı ardına dizmek için ortalama 90 sayfalık bir senaryo yeterli gelmeyebilir; ama bu kasabada işler böyle yürür. Her sayfayı filmdeki bir dakika olarak düşünürsek; 90 sayfada 90 dakikalık bir filmi senaryolaştırabilmeniz mümkün hale gelir. 90 dakikalık bir filmi, 300 sayfalık bir senaryo ile anlatamazsınız. Deneyebilirsiniz tabii, ama muhtemelen yapımcılar tarafından okunmaz, oyuncular tarafından ciddiye bile alınmaz o iş. Sizin 90 sayfa içinde anlatamadıklarınızı, filmdeki 10 saniyelik bir görüntü verebilir. Sinematografi, ışık, açı, ses…hepsi bunun içindir. Senaryonuzda yeterince tasvir edemediğiniz o ürpertici mezarlığı, “Storyboard” sanatçınız adeta siz çizmişsiniz gibi yansıtabilir. Kameranın umarsızca salınması, karakterinizin “yaşadığı kafayı” tık diye yansıtır. Bu nedenle herşeyi senaryoya tıkıştırmaya çalışmayın. Ve senaryo ile sinematografinin olağanüstü iş birliğini anadiliniz gibi kanıksamak için bol bol film izleyin.


5) Sağlam senaryo, sağlam terimler ile inşa edilir. Bol bol senaryo yazın!

Amerikan Formatı ya da Fransız Formatı. Yeni Açı, yakın açı, geniş açı, karşı açı. Amors plan, hareketli plan, ara plan. İç, dış, gün, kesme. Bunlar ilk bakışta uyku sayıklaması gibi gelebilir, fakat bu terimler olmadan senaryonuzu yazamazsınız. Terimleri öğrenmenin en iyi yolu, bir senaryo kitabını alıp okumanın yanında, profesyonel bir senaryoyu edinip incelemektir. İnternet’te ünlü filmlerin senaryolarını profesyonel formatta sunan yüzlerce kaynak var. Basit bir arama ile sevdiğiniz filmin senaryosuna ulaşabilirsiniz. İndirip inceleyin. Hatta birden fazla senaryoyu incelemek, size teknik fikirler vermesi açısından yardımcı olacaktır.


Senaryo Yazarları Derneği SENDER

Derneğin amacı, sinema ve televizyon senaryo yazarlarının fikri mülkiyet haklarını korumak, geliştirmek, senaryo yazarlarının lehine olan tüm uluslararası standartlarla uyumunu sağlamak; AB uyum yasalarının çıkartılmasına katkıda bulunmak; senaryo yazarlığı mesleğinin mesleki ve sanatsal kalitesini yükseltecek çalışmalar yapmak; bu konuda uluslararası deneyimi üyelerine taşımak; mesleki çalışma ve yaratım koşullarının iyileştirilmesini, geliştirilmesini sağlamak; aralarında mesleki barış ve dayanışma sağlamak; mesleğin etik kurallarını ve ilkelerini belirlemek ve uygulanmasını sağlamak; mesleğin saygınlığını koruyup geliştirmek, toplumsal bilinirliğini artırmak, senaryo yazarlarının uluslararası mesleki ağlara dahil olması, tüm dünyadaki eş kuruluşlarla birlik ve dayanışma içine girilmesini sağlamaktır.