Bize Ulaşın

Bu ürünü oyla !

Türkiye’de sinemacıların genellikle uzak kaldığı konudur Lgbt filmleri. Yönetmenler genellikle bu konulara hiç girmemişler yada sırtlarını tamamen dönmüşlerdir. Bazı yönetmenler ise bu konulara hiç kayıtsız kalmamış ve bu gerçeği filmlerinde işlemişlerdir. Lgbt temalı sinema filmlerini inceledik.


1-İki Gemi Yanyana – Atıf  Yılmaz 

Filmde, karışan bavullarını bulmaya çalışan dört kişinin hikâyesi konu edilir. Hacı, içi bulgur dolu olduğu söylenen bavuluyla uyuşturucu taşıdığının farkında değildir. Külyutmaz da şantaj fotoğraflarıyla yüklü bavulu patronu Haydar’a götürmektedir. Haydar’ın sevgilisi Ayten de bu bavulu ele geçirebilmek için Külyutmaz’ın peşine düşmüştür. Gülsen ise elinde bavuluyla film çekimine gitmektedir. Birbirini tanımayan bu dört kişi bindikleri takside bavullarını karıştırınca kendilerini bir kovalamacanın içinde bulurlar.

iki gemi yanyana


 2-Haremde Dört Kadın – Halit Refiğ 

Sadık Paşa cahil, zevkine düşkün, bir o kadar da dindar geçinen bir Osmanlı paşasıdır. Varlık içerisindeki konak hayatında üç eşiyle beraber yaşar. Özel olarak yapılan macunlara rağmen çocuğu olmamaktadır ve bir oğlu olmamasının nüfuzunu etkilediğine inanır.Haremindeki kadınlardan Mihrengiz, paşanın jön Türk yeğeni Dr. Cemal‘e aşıktır. Geri planda kalan silik bir cariye olan Gülfem ise köşk içerisindeki önemini artırmak için Paşa’nın asker yeğeni Rüştü’den çocuk peydahlamaya çalışmaktadır ve akıl hocasıyla birlikte bunun hazırlıklarını yapar. Şevkidil (en büyük cariye) güçlü, entrikacı, köşkü ve ahalisini tek başına yönetebilecek kapasitede, afet-i devran bir kadındır. Mihrengiz ile arasındaki sevgi giderek bir lezbiyen ilişkiye dönüşür. Her şey, Sadık Paşa Ruşan’ı dördüncü eş olarak almak istediğinde karışmaya başlar. Dizi halinde gelişen bu yasak aşklar sonucunda Cemal, amcasının kıskanç karılarından biri tarafından öldürülür. Saf kızı oynayan ve sevdiği genç tarafından da sevilen Ruşan ise, çevresindeki olaylar üzerinde hiçbir etkisi ol(a)mayınca sadece kendisine biçilen rolü oynamaya başlayan bir piyon olmaktan öteye gidemez.Tıbbiye öğrencisi olan ve eğitimi sırasında Sadık Paşa’dan destek alan Cemal, Jön Türk adı verilen Osmanlı aydınlarına mensuptur. Amcası başta bunu bilmemektedir ancak zamanla kendisinden kuşkulanmaya başlar. Cemal; hürriyet, yer yer sosyalizm, Anadolu ve Anadolu insanının kendi kaderine terk edilmişliği gerçeği üzerine ve halkını onurlandıran konuşmalarıyla ilerici bir kişiliği yansıtmaktadır. Bir Jön Türk’le saltanat ve padişah yanlısı paşa arasındaki diyaloglar ve yaşadıkları zıtlaşma Osmanlı’nın son zamanlarından ve dahi günümüzden bir portre sunmaktadır aslında.Hainlik olgusu da filmde Paşa’nın yeğeni Rüştü karakteri ile kendine yer bulur. Rüştü güvenini ve desteğini kazanmışken, bir taraftan da kendisini öldürüp haremine ve konağına el koyup rütbesini artırma hayalleri kurmaktadır… Bu arada Doktor Cemal’i suçlamaktan da geri kalmaz.Köşk yaşantısını iyi yansıtan kareler içerisinde, başta Mihrengiz karakteri olmak üzere kadın cinselliğinin varabileceği en uç boyutlar şekilleniyor. Zaten filmdeki en etkileyici sahnelerinden biri de, aşkına karşılık vermediği için Cemal’i öldüren Mihrengiz’in çevresine kalabalık toplaştığında ağlayarak “Bir Jön Türk’ü öldürdüm, padişahım çok yaşa!” nidasında bulunması.

haremde 4 kadın


3-Hamam – Ferzan Özpetek

Filmde; yıllar önce İtalya’yı terkedip İstanbul’da yaşamaya başlayan teyzesinin öldüğünü ve kendisine miras olarak bir hamam bıraktığını öğrenen, meslek hayatında başarılı, evlilik hayatındaysa problemli genç mimar Francesco’nun İstanbul’a gelişi ve Mehmet adlı gençle ilişkisi anlatılmıştır.

hamam


 4-İhtiras Fırtınası – Halit Refiğ

Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde geçen filmde, oğlu olmayan Recai Bey (Haluk Kurtoğlu) kızı Şeref’i (Gülşen Bubikoğlu) erkek gibi yetiştirmiştir. Baba-kız Jön Türk Hareketi’nin içindedir. Bu arada II. Abdülhamid’e karşıt olanlarla birlikte olan bir gazeteci olan Feyyaz da (Cihan Ünal) gelişmelere aktif olarak katılmaktadır. Şeref’in yanı sıra, Şeref’in yakın akrabası olan ve birlikte büyüyen Müjgan da (Zuhal Olcay) bu genç gazeteciye ilgi duymaktadır.Derken Feyyaz tutuklanır, Şeref onu kurtarmak için Haşim Bey (Raik Alnıaçık) ile evlenir. Aslında Feyyaz, Şeref’i sever ama Şeref, onun tutuklanmasını önlemek için başkasıyla evlenince Müjgan ile evlenir. Eşiyle geçinemeyen Şeref konağa döner ve eski aşk yeniden alevlenir

ihtiras fırtnası


 5-Ağır Roman – Mustafa Altıoklar

Film, 70’li yıllarda, İstanbul’da, yoğun olarak Romanların yaşadığı Kolera Sokağı’nda geçer.Salih (Okan Bayülgen), mahallenin saygı duyulan berberi Ali’nin (Savaş Dinçel) en küçük oğludur ve araba tamirciliği yapmaktadır. Mahallenin sevilen kabadayısı ve koruyucusu Arap Sado (Burak Sergen) mahalledeki kötü niyetli kabadayılarla hakimiyet mücadelesi esnasında öldürülünce Salih mahallenin yeni koruyucusu rolüne soyunur, ancak bu zor görev için henüz hazır ya da uygun değildir.Arka planda Kolera Canavarı denen bir katil rastgele cinayetler işlemekte ve mahalleye dehşet salmaktadır. Salih’in en yakın arkadaşı Orhan (Küçük İskender) eşcinseldir ve Salih’e aşıktır.Bu karmaşada Salih, babasının evine kiracı olarak taşınan Hıristiyan kızı Tina’ya (Müjde Ar) aşık olur. Mahalleyi haraca bağlayan yeni kabadayı Reis (Mustafa Uğurlu)hayat kadını olan Tina’ya da haraç vermesi ve kendisiyle birlikte olması için baskı yapmaktadır. Tina ile aşk yaşamaya başlayan Salih, hayat kadınlığını bırakmasını ister. Bir süreliğine işi bırakan Tina, parasızlık nedeniyle yeniden işe dönmek zorunda kalır.Tina işi bırakınca kazancından olan Tina’nın eski pezevengi ve Reis’in yeni adamı Nihat, Tina’nın yanağını, ceza olarak, jiletle çizer (façasını bozar). Salih Nihat’ı öldürür ve firar eder. Semtin ülkücü polis şefi ile yakın ilişki içinde olan Reis, Salih’in bulunması için babası Berber Ali’ye işkence yaptırır. Salih yakalanır ve hapse atılır. Reis Tina’yı Salih’in serbest bırakılması karşılığında birlikte olmaya ikna eder.Eve döndüğünde Tina ile Reis’i aynı yatakta bulan Salih bileğini Arap Sado’dan yadigar sustalısı ile keserek intihar eder. Tina, elinde Salih’in yanında bulduğu tiner tenekesi olduğu hâlde Reis’in arabasına biner ve her ikisi de arabada iken tineri ateşe vrerek arabayı havaya uçurur.

agirroman


 6-İki Genç Kız – Kutluğ Ataman

Genç ve güzel bir kız olan Handan (Vildan Atasever) İstanbul’da annesi Leman (Hülya Avşar) ile birlikte yaşamaktadır. Leman kızına bakabilmek ve geçinebilmek içinseks işçiliği yapmakta ve filme konu olan; bir adamla metres hayatı yaşamaktadır. Leman’ın eşi yıllar önce evi terk etmiştir ve yurt dışında yaşamaktadır. Behiye (Feride Çetin) isimli bir kızla tanışan Handan, onunla çok kısa bir zamanda kaynaşarak arkadaş olur. Handan ne kadar güzel, sıcak ve canayakın biriyse, Behiye de onun tam tersi hırçın ve asidir. Ama buluştukları ortak nokta, her ikisinin de yaşadıkları hayattan memnun olmayışları ve bunu değiştirmek istemeleridir. Handan’a göre bunun tek bir yolu vardır. Avustralya’da yaşayan babasının yanına gitmek. Behiye için de tek çıkış noktası arkadaşının bu hayaline yardım ederek kendini de kurtarmaktır. Daha sonra planlarını yapmaya başlarlar. Ama kızının bu yeni arkadaşlığını kıskanan Leman’ın da farklı planları vardır.

İki_Genç_Kız


7-Çekmeceler – M.Caner Alper ve Mehmet Binay

Deniz 32. yaşını kutladığı doğum gününün gecesinde kanlar içerisinde hastaneye kaldırılır. Hayati tehlikeyi atlatan Deniz’i yoğun bir psikolojik süreç beklemektedir. Rehabilitasyon evresinde sık sık geçmişe döner ve ruhunda, çok derinde kilitli kalmış çekmeceleri açar. Kız çocuğuna nasıl davranacağını tam kestiremeyen bir anne-babanın evinde ergen cinselliğini yaşamaya çalışan Deniz’in ruhunda o günlerden gelen yaralar bir bir ortaya çıkacaktır.
M.Caner Alper’in, gerçek karakter ve hikayelerden esinlenerek kaleme aldığı film; oyuncu bir anne-babanın kızı olan Deniz’in etkileyici öyküsünü “oyun” motiflerinin yardımıyla beyazperdeye aktarıyor. 25 yıllık bir hayat hikayesini geriye dönüşlerle anlatan Çekmeceler, seyircisine; 70’lerden günümüze uzanan farklı dönemleri dans, dekor, kostüm ve makyajı harmanlayan görsel bir şölenle sunuyor.

çekmeceler


 8-Anlat İstanbul – Yücel Yolcu , Selim Demirdelen , Ümit Ünal , Ömür Atay , Kudret Sabancı

Sıradan bir klarnetçi Fareli Köyün Kavalcısı olur, talihsiz bir fahişe Külkedisi’ne dönüşür, yalnız bir kadın Uyuyan Güzel olur, Pamuk Prenses ise kısa zaman içerisinde sekizinci cücesini bulur…
Yüzyıllardır dilden dile dolaşan, defalarca sinemaya ya da tiyatroya dönüştürülen ya da kaynaklık eden bu beş önemli masal, İstanbul’un eşsiz güzelliği ve görünmeyen alemleriyle birlikte bu büyülü şehirde geçen beş hikayeye dönüşüyor. Ancak bu kez her şey beklediğimizden daha kirli… Birbirlerini ortak noktada buluşturan tek şey ise içtenlikle kurulmuş masal ruhları oluyor.

anlat-istanbul1


 9-Güneşi Gördüm – Mahsun Kırmızıgül

Mayınların arasında Doğu’da bir kürt sınır köyü. 25 yıldır iki tarafın arasında kalan çaresiz insanlar. Zorunlu göç uygulaması nedeniyle doğup büyüdükleri topraklardan, köylerinden ayrılmak zorunda kalan Altun Aileleri, köklerinden koparak bir bilinmeze doğru yola çıkarlar. Davut Altun, ailesi ile birlikte kaçak yollardan da olsa en kısa zamanda Norveç’e gitmeyi istemektedir. Haydar Altun ve ailesi içinse göç yolu İstanbul’a doğrudur.Yolculuk başlamıştır. Bitmek bilmez fırtınalardan geçip gelmiş,yollarını kaybetmiş, çaresizce bir çıkış arayan insanların kendi güneşinden koparılmış ve geleceğin bilinmezliğinde kaybolmuş çocukların, bir göçün hikâyesidir.

Güneşi_Gördüm_film_Afişi


10-İstanbul Kanatlarımın Altında – Mustafa Altıoklar

Eurimages ve Kültür Bakanlığı katkılarıyla. 17. yüzyıl İstanbul’unda Hezarfen Ahmet Çelebi (Aydan) , Lagari Hasan Çelebi (Bayülgen) , Evliya Çelebi (Bilginer) , Bekri Mustafa (Ay) insanların da göklerde kuş gibi uçabileceğiyle ilgili araştırmaları tartışmaktadırlar. Hezarfen’in kölesi, sonra da yavuklusu İtalyan kaptanın dilsiz kızı Francesca (Beatriz Rico) , Leonardo da Vinci’ nin çizimlerine dayanarak onlara yardımcı olmaktadır. Hezarfen takma kanatlarıyla Galata Kulesi’nden tarihsel uçuşunu gerçekleştirip ödüllendirilmeyi beklerken, tutucu Şeyhülislam’ın (Çalışkur) kışkırtması sonucu 4. Murat’ın buyruğuyla Cezayir’e, füzeyle çıktığı gökyüzünden Boğaz sularına inen Lagari de Kırım’a sürülür.

istanbul kanatlarımın altında


 11-Zenne – M. Caner Alper, Mehmet Binay

İstanbul’a fotoğraf çekimleri yapmak için gelen Alman fotoğrafçı Daniel Bert, bir gece kulübünde Zennelik yapan Can ve doğulu muhafazakar bir aileden gelen Ahmet ile tanışır. Can zenneliğin yanı sıra çalıştığı fal kafedeki işinden çıkarılınca maddi yönden zor duruma düşer. Babası Güneydoğu Anadolu’da ölen, ağabeyi Cihan da askerlikten ruhen hasarlı döndüğünden annesi Sevgi onu askere göndermez, o da bu nedenle yeni bir işe giremez. Ahmet bir yandan iri yarı bir adamla buluşmakta diğer yandan Danny’i şişman birine dönüştürmeye ve bıyık bırakmaya zorlamaktadır. Amacının ne oluğunu anlamakta güçlük çeken Danny onu takip eder, bu kişiye çantasındaki yüksek miktarda paraları vermekte olduğunu farkeder. Danny, gerçeği söylemesi konusunda Ahmet’i sıkıştırınca daha altı yaşındayken ailesiyle yaşadığı trajik bir olayın kurbanı olduğunu öğrenir. Annesi Kezban’ın fiziksel özürlü oluşu, onu töre kaidelerine sıkı sıkıya bağlı, acımasız bir kadına dönüştürmüş, Ahmet’in peşine bir takipçi tutmuştur. Danny, güvenliklerinin kalmadığını kavrayınca harekete geçer, Ahmet’i de yurtdışına kendisiyle birlikte gelmesi konusunda ikna etmeye çalışır; ancak Ahmet askerliğini yapmamış olduğu için pasaport alamayacağını söyler. Tek çare olarak, askeri heyetten ‘eşcinsel raporu’ almanın yollarını ararlar. Bunun için davranışları, kıyafetleri ve seks esnasında çekilmiş resimleriyle askeri heyeti ikna etmeleri gerekmektedir. Ahmet, bu defa kendi rızası ve isteğiyle, önceden Can’ı şiddetle eleştirdiği hale yani bir Zenne’ye dönüşür.

zenne


 12-Gece Melek ve Bizim Çocuklar – Atıf yılmaz

Serap fiziki güzel, geçimini seks işçiliği yaparak sürdüren bir genç bir kadındır. Birgün Çanakkale’den Beyoğlu’na travesti olmak için gelen ancak Serap’ın parasını çalan tesadüfen tanıştığı Arif’i ararken bir barda Hakan’la tanışır ve ondan etkilenir. Bar işletmecisi Remzi, Hakan’a Serap’ın fuhuş yaptığını ve ona pezevenklik yapabileceğini söyler. Ancak Hakan ilk gördüğünden itibaren Serap’a aşık olur ve onu kıskanır.Seks işçisi olan Melek ise bar işletmecisi Remzi’ye platonik olarak aşıktır. Birgün Arif, Serap ve Melek’in yolu Arif vasıtasıyla kesişir.Filmin ilerleyen zamanlarında Serap ile Hakan birbirine aşık olur ancak Serap birgün Hakan’ın para karşılığında biseksüel ilişkiye girdiği Mehmet’le birlikte cinsel ilişkisırasında kendi evinde basar ve şok geçiren Serap, Hakan’ı hayatından silip atar. Bu ihanete çok üzülen Serap için artık herşey paradır ve bu olaydan sonra Serap uzun bir süre ortalıkta görünmez. Ne evine alıp annesi yerine koyduğu Melek, ne sokaktan kurtardığı genç arkadaşı Arif, ne de Hakan onu bulamaz. Birgün tekrar Beyoğlu’na gelen Serap, Remzi tarafından bıçaklanan Melek’in ölüm anını ve o sırada son kez Hakan ile Arif’i görür ve gider.

Gecemelekvebizimcocuklar