Bize Ulaşın

5 (100%) 1 vote

1-Ara Güler

1928’de Beyoğlu, İstanbul’da doğdu. Çocukken sinemadan çok etkilendi. 1951 yılında Getronagan Ermeni Lisesi’nden mezun oldu. Lisedeyken film stüdyolarında sinemacılığın her dalında çalıştı. Muhsin Ertuğrul’un yanında tiyatro ve oyunculuk eğitimi almaya başladı. Amacı rejisör veya oyun yazarı olmaktı. 1950’de Yeni İstanbul gazetesinde gazeteciliğe başladı. Bu yıllarda Ermenice gazete ve edebiyat dergilerinde öyküleri yayınlandı. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne devam ediyordu. Ancak fotoğrafçı ve gazeteci olmaya karar verdi.

1961 yılına kadar Hayat dergisinde fotoğraf bölümü şefi olarak çalıştı. 1961’de İngiltere’de yayınlanan Photography Annual, onu dünyanın en iyi yedi fotoğrafçısından biri olarak tanımladı. Aynı yıl Amerikan Dergi Fotoğrafçıları Derneği’ne kabul edildi ve bu kuruluşun Türkiye’den tek üyesi oldu. Fotoğraf dünyasının çok önemli yayınlarında fotoğrafları kullanıldı, kendisinden bahsedildi. ABD’de, Almanya’da, Paris’te çeşitli sergiler açtı. Bu arada, Bertrand Russell, Winston Churchill, Arnold Toynbee, Picasso, Salvador Dali gibi birçok ünlünün fotoğrafını çekti, röportajlar yaptı.

1979’da Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin foto muhabirliği dalındaki birincilik ödülünü aldı. 1980’de fotoğraflarının bir kısmı Karacan Yayıncılık tarafından kitap haline getirildi. 1986’da Hürriyet Vakfı’nca basılan, Prof. Abdullah Kuran’ın yazdığı Mimar Sinan kitabını fotoğrafladı. Bu kitap 1987de Institute of Turkish Studies tarafından İngilizce olarak yayınlandı.

1989’da Hil Yayınları Ara Güler’in Sinemacıları kitabını yayınladı. Yıllarca üstünde çalıştığı Mimar Sinan yapıtlarının fotoğrafları, 1992’de Fransa’da Edition Arthaud, ABD ve İngiltere’de Thomas and Hudson, Singapur’da Archipelago Press tarafından Turkish Style başlığıyla, Fransa’da ise Albin Michel yayınevi tarafından Demeures Ottomanes de Turquie adıyla yayınlandı. Dünya Şirketler Grubu 1994’te Eski İstanbul Anıları, 1995’te Yitirilmiş Renkler kitabını yayınladı. Ana Yayıncılık ise 1994’te Bir Devir Böyle Geçti, Kalanlara Selam Olsun ve 1995’te Yüzlerinde Yeryüzü adlı kitapları yayınladı.

Ara Güler’in fotoğraflarının büyük bir bölümü Fransa, ABD ve Almanya’da çeşitli müzelerde sergilenmekledir. Fotoğraflarında Leica makinasını kullanmıştır. Fotoğrafın sanat dalı olmadığını düşünmektedir.

Gazeteci Nezih Tavlaş’ın, fotoğrafın efsane ismi Ara Güler’in hayatını anlattığı Foto Muhabiri adlı 343 sayfalık kitapta Ara Güler’in doğduğu günden bugüne kadar tanık olduğu olaylar kronolojik bir sırayla anlatılırken bir yandan da Türkiye’nin 80 yıllık tarihi yer alıyor.[1] Kitabın sonunda Ara Güler ile yapılan bir nehir söyleşi ve aile albümünden fotoğraflar yer alıyor.

Ara Güler

Fotoğraf kariyeri

  • 1958’de Time-Life, Paris-Match ve Der Stern dergilerinin Yakın Doğu foto muhabirliği görevlerini üstlendi.
  • 1961’de Hayat Dergisi’nde fotoğraf bölüm şefi olarak çalışmaya başladı. Aynı yıllarda Henri Cartier-Bresson ile tanıştı.
  • İngiltere’de yayımlanan Photography Annual antolojisi onu dünyanın en iyi yedi fotoğrafcısından biri olarak tanımladı.
  • ASMP’ye (Amerikan Dergi Fotoğrafçıları Derneği) tek Türk üye olarak kabul edildi.
  • 1962’de Almanya’da çok az fotoğrafcıya verilen Master of Leica unvanını kazandı.
  • İsviçre’de çıkan Camera dergisi kendisine özel bir sayı ayırdı.
  • 1964’de Mariana Noris’in ABD’de basılan Young Turkey adlı yapıtında fotoğrafları kullanıldı.
  • 1967’de Japonya’da çıkan Photography of the World antolojisinde Richard Avedon ile birlikte bir dizi fotoğrafı yayınlandı.
  • 1967’de Kanada’da açılan İnsanların Dünyasına Bakışlar sergisinde, 1968’de New York Modern Sanatlar Galerisi’nde düzenlenen Renkli Fotoğrafın On Ustası adlı sergide aynı yıl Almanya’da, Köln’de Fotokina Fuarı’nda yapıtları sergilendi.
  • 1970’de Türkei adında fotoğraf albümü Almanya’da yayımlandı. Sanat ve Sanat tarihi konularındaki fotoğrafları ABD’de Time-Life, Horizon ve Nesweek kitap bölümlerince ve İsviçre’de Skira Yayınevi tarafından kullanıldı.
  • 1971’de Lord Kinross’un Hagia-Sophia (Ayasofya) kitabının fotoğraflarını çekti. Yine Skira yayınevince Picasso’nun 90. yaşgünü için yayınlanan Picasso Metamorphose et unite adlı kitap için Picasso’nun foto-röportajını yaptı.
  • 1972’de Paris Ulusal Kitaplık’ta sergisi açıldı.
  • 1975’de ABD’ne davet edildi ve birçok ünlü Amerikalının fotograflarını çektikten sonra Yaratıcı Amerikalılar adlı sergisini dünyanın birçok kentinde sergiledi. Yine aynı yıl Yavuz zırhlısının sökülmesini konu alan Kahramanın Sonu adlı bir belgesel film çekti.
  • 1980’de fotoğraflarının bir kısmı Karacan Yayıncılığın bastığı Fotoğraflar adlı kitabında bastırdı.
  • 1986’da Hürriyet Vakfı’nca basılan Prof. Abdullah Kuran’ın yazdığı Mimar Sinan kitabı’nı fotoğrafladı. Aynı kitap 1987’de Institute of Turkish Studies tarafından İngilizce olarak yayınlandı.
  • 1989’da Ara Güler’in Sinemacıları kitabı basıldı.
  • 1991’de Dışişleri Bakanlığı için Halikarnas Balıkçısı’nın (Cevat Şakir Kabaağaçlı) The Sixth Continent adlı kitabını fotoğrafladı.
  • 1999’da Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, meslekte 50 yılını dolduran gazetecilere verilen “BURHAN FELEK” basın hizmeti ödülü

Bu arada bütün dünyayı gezerek foto röportajlar yaptı ve bunları Magnum ajansı ile dünyaya duyurdu. İsmet İnönü, Winston Churchill, Indira Gandi, John Berger, Bertrand Russell, Bill Brandt, Alfred Hitchcock, Ansel Adams, Imogen Cunningham, Salvador Dali, Maria Callas, Fikret Mualla, Picasso gibi birçok ünlü kişi ile roportajlar yapmış ve fotograflarını çekmiştir.

En ünlüsü fotoğrafcılara poz vermeyen Picasso’dur. Yıllarca üstünde çalıştığı Mimar Sinan yapıtlarının fotoğrafları 1992’de Fransa’da, ABD ve İngiltere’de Sinan, Architect of Souleiman the Magnificent adlı kitabı yayımlandı. Aynı yıl Living in Turkey adlı kitabı İngiltere, ABD ve Singapur’da Turkish Style başlığıyla, Fransa’da Demeures Ottomanes de Turquie adıyla yayımlandı. 1994’de Eski İstanbul Anıları, 1995’de Bir Devir Böyle Geçti, Yitirilmiş Renkler ve Yüzlerinde Yeryüzü, fotograf kitapları yayımlandı.

Ara Güler hâlâ fotoğraf çekmektedir. Kendisi fotoğraf sanatçısı tanımını kabul etmeyip foto muhabiri olduğunu söylemektedir.[2]

Ödülleri

  • 1979 Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Birincilik Ödülü (foto muhabirliği dalında)
  • 2000 Fransa Légion d’honneur nişanı
  • 2004 Yıldız Üniversitesi fahri doktora unvanı
  • 2005 Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü
  • 2008 İstanbul Fotoğraflarıyla İstanbul Turizm Özel Ödülü[3]
  • 2011 Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü

Kitapları

  • Fotoğraflar (Karacan Yayınları, 1980, İstanbul)
  • Ara Güler’in Sinemacıları (Hil Yayınları, 1989, İstanbul)
  • Sinan, Architect of Soliman the Magnificient (Editions Arthaud, 1992, Paris; Thames and Hudson,1992, Londra ve New York)
  • Living in Turkey (Albin Michel, 1993, Paris; Thames and Hudson, 1993, Londra ve New York; Archipelago Press, 1993, Singapur)
  • Eski İstanbul Anıları (Dünya Yayınları, 1994, İstanbul)
  • Bir Devir Böyle Geçti,Kalanlara Selam Olsun (Ana Yayıncılık, 1994, İstanbul)
  • Yitirilmiş Renkler (Dünya Yayıncılık, 1995, İstanbul)
  • Yüzlerinde Yeryüzü (Ana Yayıncılık,1995, İstanbul)
  • Ara Güler’e Saygı (YGS Yayınları 1998, İstanbul, Hamburg)
  • Babilden Sonra Yaşayacağız (Kısa hikâyeler, Aras Yayınevi, 1996, İstanbul)
  • İstanbul des Djinns (Fata Morgana, 2001, Montpellier, Fransa)
  • Yeryüzünde Yedi İz (Yapı Kredi Yayınları, 2002, İstanbul)
  • 100 Yüz (Yapı Kredi Yayınları, 2003, İstanbul)
  • Retrospektif – 50 Yıl Fotojurnalizm (YGS Yayınları, 2004, İstanbul, Bremen)
  • Ara Güler (Antartist Yayınları, 2005, İstanbul)
  • Ara’dan Yetmişyedi Yıl Geçti (Fotografevi Yayınları, 2005, İstanbul)
  • Beyaz Güvercinli Adam (Fotografevi Yayınları, 2007, İstanbul);
  • Ara Güler (Hachette, 2007)

2-Nuri Bilge Ceylan

Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra Mimar Sinan Üniversitesi’nde iki yıl sinemaeğitimi gördü. Boğaziçi Üniversitesi’ndeki eğitimi sırasında üniversitenin fotoğrafçılık (BÜFOK), dağcılık ve mağaracılık kulüplerine katılarak, doğa etkinlikleri ile ilgilendi. 1980’lerde kimi portföyleri Gergedan gibi dönemin nitelikli kültür ve sanat dergilerinde yayınlanan Ceylan, yaptığı dört filmin de, yönetmenliğini, senaryo yazarlığını ve yapımcılığını üstlendi. Sinemaya Koza adlı kısa filmiyle adımını atan Ceylan bu filmiyle, Cannes Film Festivali’nin ilgili bölümüne katılma başarısını gösterdi. Ceylan 1997’de ilk uzun metrajlı filmi olan ve başta Berlin Film Festivali olarak pek çok dünya festivalinde gösterilen üç bölümlü, otobiyografik ve pastoralKasaba filmini, 1999 yılında da bir meta-film olan ve ilk iki filmdeki otobiyografik izleği sürdüren ve büyük başarı kazanan Mayıs Sıkıntısı’nı çekti. Film, Berlin Film Festivali’nin yarışmalı bölümünde gösterilmişti.

56. Cannes Film Festivali’nde yarışan ve favori filmler arasında gösterilen Nuri Bilge Ceylan’ın 2002 yapımlı dram filmi Uzak, Altın Palmiye’den sonra festivalin ikinci önemli ödülü olan ‘Büyük Jüri Ödülü’nü (‘Grand Prix’) aldı. Filmde yalnız ve yabancılaşmış iki kuzeni oynayan filmin başrol oyuncuları Muzaffer Özdemir ve film tamamlandıktan hemen sonra bir trafik kazasında ölen Mehmet Emin Toprak da ‘En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü paylaşarak Türk sinema tarihinin en parlak başarılarından birine imza attılar.

Ceylan’ın dördüncü uzun metrajlı filmi olan İklimler, 2006 Cannes Film Festivali’nin yarışma bölümüne kabul edildi. Ceylan’ın o güne kadar çektiği en büyük bütçeli eser olan film, dijital görüntü teknolojisiyle kotarıldı ve görüntü yönetmenliğini Ceylan’ın kendisinin üstlenmediği ilk filmi olma özelliğini kazandı. Filmin bir diğer önemli özelliği ise, Nuri Bilge Ceylan’ın bu kez kamera önüne de geçerek, eşi Ebru Ceylan’la başrolleri paylaşmış olmasıdır.

2008 Cannes Film Festivali’nde küçük zaafların büyük yalanları doğurmasıyla parçalanan bir ailenin, gerçeklerin üzerini örterek bir arada kalma çabasını anlatan Üç Maymun filmiyle “En İyi Yönetmen Ödülü”nü aldı. Ödülü aldıktan sonra yaptığı teşekkür konuşmasında “Bu ödülü birisine adamak istiyorum: Tutkuyla sevdiğim, yalnız ve güzel ülkeme…” dedi. 64.Cannes Film Festivalinde Bir Zamanlar Anadolu’da filmiyle Büyük jüri ödülüne layık görüldü.

Nuri Bilge Ceylan’in “Kış Uykusu” isimli filmi 2014 yılında 67. Cannes Film Festivali’nde büyük ödül olan Altın Palmiye’ye layık görüldü. Böylece Yılmaz Güney’in Yol filminin ardından ikinci kez bir Türk filmi bu ödülü kazanmış oldu.

nuri bilge ceylan


3-Mehmet Turgut

Mehmet Turgut, (d. 21 temmuz 1977, Ankara), Türk fotoğrafçı. 46 dergisinin sahibi ve yaratıcı yönetmenidir. 2009 yılında Sanat Kurumu tarafından, fotoğraf dalında yılın sanatçısı seçilmiştir. PX3 Prix De La Photographie Paris adlı uluslararası fotoğraf yarışmasında “Fine ART- Collage” ve “Advertising – Beauty” dallarında ikinci seçilmiştir.

Sergiler

  • Düzce “Umut Hep Vardır” (Karma Fotoğraf Sergisi)
  • İstanbul Fotoğrafevi Koç Allianz Galerisi “Maskeler” (Kişisel Sergi)
  • FotoFanClub Sony – Ericcson (Karma Fotoğraf Sergisi)
  • AFAD Adana Fotoğraf Amatörleri Derneği (Kişisel Sergi)
  • Bilkent Üniversitesi “Maskeler” (Kişisel Sergi)
  • YTÜ Yıldız Teknik Üniversitesi 6. Amatör Fotoğraf Günleri (Sergi / Maskeler )
  • Apple İcan fotoğraf yarışması Fotoğraf Sergisi ( İstanbul Koç Müzesi )
  • İtalya “Roma” Expo Sabatini Sergi salonu Kişisel Fotoğraf Sergisi
  • Pozitif Negatif Yaklaşımlar Dolmabahçe Sarayı (Fotoğraf Sergisi)
  • Pozitif Negatif Yaklaşımlar Ankara Vakıfbank Sergi Salonu (Fotoğraf Sergisi)
  • Trendler Kitabı 09 Fotoğraf Sergisi (The Hall)- Trendler Kitabı 09 Fotoğraf Sergisi (Cevahir Alışveriş Merkezi)
  • İfsak Fotoğraf Günleri Açılış Sergisi 09
  • Kırmızı Kulübe “Hayvan Hakları Fotoğraf Sergisi
  • Anatolium AVM “Mehmet Turgut – 46 Sergisi” (Bursa)
  • “Rock ‘N Frame” Sergisi (İstanbul)
  • “Rock ‘N Frame” Sergisi (Ankara)
  • “Rock ‘N Frame” Sergisi (İzmir)
  • “Rock ‘N Frame” Sergisi (Eskişehir)
  • “Rock ‘N Frame” Sergisi (Rock’n Dark İstanbul Finali)
  • “5199” Hayvan Hakları Sergisi (İstanbul)
  • “5199” Hayvan Hakları Sergisi Palladium (İstanbul)
  • Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Sergi & Söyleşi
  • Malatya Film Festivali “46 Sergisi”
  • “Van İçin Umut” Sergisi
  • Darüşşafaka “9’dan 90’a Fotoğraf Sergisi” Danışmanlığı

Ödüller

  • Avusturya Super Circuit “EMOTIONS – HUMAN RELATIONS” dalında Altın Madalya
  • Fotoğraf Dergisi Ulusal Fotoğraf Yarışması İkincilik Ödülü
  • Photographic Society of America PSA-Goldmedal / MP – Altın Madalya
  • Avusturya Super Circuit “COLOUR PRINTS GENERAL” dalında Bronz Madalya
  • Avusturya Super Circuit “PORTRAIT” dalında Altın Madalya
  • Balcan Photography Contest “Mask and Faces” dalında Gümüş Madalya ve Onur Ödülü
  • Vizon Show “Kadın ve Renk” Fotoğraf Yarışması Birincilik Ödülü
  • T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Fotoğraf Yarışması Birincilik Ödülü
  • Boyner “Sevgi” Konulu Fotoğraf Yarışması Üçüncülük ve Mansiyon Ödülü
  • Sanat Kurumu 2008-2009 Yılın Fotoğraf Sanatçısı Ödülü
  • Paris PX3 2010 “Beauty” dalında İkincilik Ödülü
  • Paris PX3 2010 “Fine Art” dalında İkincilik Ödülü

 


4-İsmail Acar

1988 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim bölümüne girdi. 1991 yılında buradan mezun oldu. Aynı üniversitede 1993 yılında yüksek lisans derecesini aldı. 1994 yılında New York’ta David Salle ile çalıştı.

2000 yılında Kaş limanında 350 metre uzunluğundaki duvar resmi projesini dört asistanı ile birlikte gerçekleştirdi.

İsmail Acar’ın eserleri yurt içi ve yurt dışında birçok galeri, müze ve koleksiyonlarda yer almaktadır. 2001 yılından itibaren gerçekleştirdiği tüm sergilerde, sergi gelirinin bir kısmını sosyal yardım amaçlı çalışan vakıf-dernek ve kuruluşlara bağışlamaktadır. 2005 yılında Redd grubunun ilk albümü olan 50/50’nin kapak ve kartonet illüstrasyonlarını yapmıştır.

Toplam otuz beş kişisel sergi açan ve kırkın üzerinde karma sergiye katılan sanatçı çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. Ayrıca, eserleri Avrupa ülkelerinin tamamında,A.B.D., Kanada, Meksika, Arap Yarımadasının tamamında, Rusya, Moldovya, Ukrayna, tüm Türk Cumhuriyetlerinde, Çin, Tayvan, Kore ve Japonya’da müze, özel koleksiyon ve galerilerde bulunmaktadır.

Sanatçının 1993-2002 yılları arasındaki sergi ve aktivitelerinden bazıları şunlardır

  • Ankara
  • İstanbul
  • Antalya
  • İzmir
  • Sivas
  • Londra
  • Chicago (Art institute)
  • New York (Stephen Gong Gallery, Studio 44 Project)
  • Paris (instit & Français)
  • Cannes (Gallerie Eforco)
  • Madrid (Fundacim pensones)
  • Milano (Padigliem D Arte)
  • Munih (Gallery Tanit)

Sergileri

1991-1994 yılları arasında katıldığı sergilerden bazıları

  • Uluslar Arası M.Ü. Sempozyumu
  • Kimsesiz Çocuklar Yararına Devlet Güz. San. Galerisi
  • Günümüz Sanatçıları Sergisi Devlet Resim Heykel Müzesi
  • Gar Sanat Galerisi
  • Derimod Sanat Galerisi
  • Gençlik ve Sanat Sergisi,
  • BP Sergisi
  • Geleneksel Form (2) Topkapı Sarayı
  • Q Caz Bölümü Çırağan Sarayı
  • Yerebatan Sarayı
  • Aya İrini Geleneksel Form (3).

5-Ahmet Saral

Ahmet Saral, (Ressam, Ebrucu, Fotoğrafçı) 1951 yılında İstanbul’da doğdu.

Resim yeteneği küçük yaşta keşfedildi, 12 yaşında eserleri Devlet Resim Heykel sergilerine kabul edilerek, Ankara, İzmir ve İstanbul’da sergilendi. Ortaokul ve lise yıllarında bir yandan klasik resim tekniğini geliştirirken bir yandan da geleneksel sanat tekniklerini öğrendi.

Bu tekniklerle “Ebru Resim Sanatı”nı birleştirerek, deneysel çalışmalara başladı. Yaşamını geçirdiği İstanbul, Köln, Düsseldorf, Bonn, Londra, Salzburg ve Viyana’da sanatçı profesörler ve müzelerin yönetiminde ki birçok seminer, kurs ve workshoplara katılarak, çağdaş resim sanatı ve sanat teknikleri üzerine bilgi ve tecrübelerini derinleştirdi. Önemli müzelerde ve kütüphanelerde araştırma ve incelemelerde bulundu. Uzun yıllar içinde özgün bir resim dili ve stili geliştirdi. Ebru tekniği ile yaptığı resimler, sanat otoritelerinin ve akademisyen sanatçıların ilgisini çekti.

  • 1995 – Saral’ın çalışmaları hakkında Skylife Magazin’de bir makale yayınlandı.
  • 1995 – Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Hüsamettin Koçan’ın yönettiği, Falez Sanat Galerisi’nde, dünya tarihinde ilk kez tamamı ebru tekniği ile yapılmış resimlerden oluşan, “Hayalden Gerçeğe” adlı, Ebru-Resim sergisini açtı.
  • 1996 – Uluslararası İstanbul Antika Fuarı’nda sergi açmaya davet edildi.
  • 2007 – AKZ’de açtığı sergisi ile ilgili Antik Dekor Dergisi’de bir makale yayınlandı.
  • 2009 – Sanatçının eserleri Avrupalı koleksiyonculara ve sanat meraklılarına hitap eden Visual ARTBEAT Magazin’de yayınlandı. Derginin 2009 Nisan ayında Uluslararası Brüksel Sanat Fuarında dağıtılacak sayısının kapağında da Saral’ın ilginç bir çalışması yer alıyor.
  • 2009 yılından itibaren özellikle Avrupa’nın Kültür ve Sanat Merkezi; Viyana’da sergilerini devam ettirmektedir.

6-Arif Aşçı

İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim eğitimi aldı, 1982’de mezun oldu, aynı akademide 1984 ve 1986 seneleri arasında asistanlık yaptı. Yeni arayışlar içinde olduğu bir dönemde 1986 yılında hocalık görevinden istifa ederek Asya seyahatine başladı, 1989’a kadar sürecek olan bu seyahati sırasında fotoğraf ile de ilgilenmeye başladı.

Arif Aşçı, 1986 yılında başlayan ve 3 yıl süren asya seyahatinin sonunda 12 bölümlük bir televizyon belgeseli olan ‘Turquoise’ ı oluşturdu. 1996 yılından itibaren 18 ay boyunca tarihi ipek yolunu 4 kişilik bir ekiple deve kervanı üzerinde Çin’den Türkiye’ye kadar fotoğrafladı. Bu çalışmasını 1998’de ‘The Last Caravan On The Silk Road’ isimli bir kitapta paylaştı. 2000 yılında Kaleseramik Kültür Yayınları tarafından ‘Bahtabakan’ isimli kitabı, 2005 yılında yine Kaleseramik tarafından ‘Many Colors, One City’ isimli kitabı yayınlanmıştır. 2003-2007 yılları arasını 6×17’lik panaromik bir makine ile İstanbul’u fotoğraflayarak geçirmiştir.

Sanatçının eserleri yerli yabancı çeşitli birçok medyada yer almış, hem Türkiye hem yurtdışında sergilenmiştir.


7-Arif Hikmet Koyunoğlu

Arif Hikmet Koyunoğlu (d.1888,İstanbul- ö.1982, İstanbul) Türk mimar ve fotoğraf sanatçısı. [1] Cumhuriyetin ilk dönem mimarlarından olan Koyunoğlu’nun en önemli yapıtlarıAnkara’daki Etnografya Müzesi, bugün müze olarak kullanılan Türk Ocağı Binası, Bursa’daki Tayyare Kültür Merkezi’dir.

1908-1914 yıllarında Sanayi-i Nefise Mektebi’nde eğitim gördü. Giulio Mongeri ve Alexandre Vallaury’nin öğrencisi aldı. İstanbul Beyoğlu’ndaki Saint Antoine Kilisesi’nin yapımındaMongeri ile birlikte çalıştı. I. Dünya Savaşı yıllarındaki askerliği döneminde Erzurum’da İttihat ve Terakki Kulübü Binası inşa etti. Askerlik sonrası döndüğü İstanbul işgal altındaydı, mimarlık yapma olanağı yoktu. Bunun üzerine fotoğrafçılığa yöneldi. Foto muhabirliğinin yanı sıra Cağaloğlu’nda bir fotoğrafhane açtı. İşgal güçlerinin baskısı üzerine 1922’deAnkara’ya kaçan Koyunoğlu, bir süre Şeriye ve Evkaf Vekaleti’nde mimar olarak çalıştıktan sonra kendi bürosunu açarak özel yapıların mimarlığını yaptı, İstanbul’daki İleri Gazetesi için foto muhabirliği yapmayı da sürdürdü.

Koyunoğlu’nın Ankara’daki en önemli yapıtları Etnografya Müzesi ve Türk Ocağı Binası’dır. Himaye-i Etfal Cemiyeti (Çocuk Sarayı Apartmanı) binası, Adliye Binası, Büyük Otel, Celal Bayar Evi, Mithat Alam evi (İsrail Büyükelçiliği ikemetgâhı), Hariciye Vekaleti (günümüzde Kültür Bakanlığı binası), Maarif Vekâleti binaları Ankara’daki yapıtlarındandır.

Açılan uluslararası yarışmada birincilik alması üzerine 1930-1934 yılları arasında Bursa’da Tayyare Cemiyeti Tiyatro ve Sineması’nı inşa eden Koyunoğlu, bu yapıyı tamamladıktan İstanbul’a yerleşti, eski yaptıların onarımı ve ev-apartman inşaatları ile uğraştı, dönemin ileri gelenlerinin evlerini yaptı. 1981 yılında kendisine Atatürk Sanat Armağanı verilen sanatçı 1982 yılında hayatını kaybetti.

Arif Hikmet Koyunoğlu


8-Sabit Kalfagil

Sabit Kalfagil 1934 yılında Elazığ’da doğdu. Konya Lisesi’ni bitiridi fakat bu dönemlerde fotoğrafçılık hakkında bir planı yoktu. Daha sonra İTÜ Mimarlık Fakültesini bitirdi. Bir süre İstanbul Belediyesi’ nde çalıştı. Başkan danışmanlığı başkan yardımcılığı ve imar müdürlüğünde çalıştı.

Fotoğraf çekmeye 26 yaşında hobi olarak başladı. Anadolu’da yaptığı çalışmalarda Anadolu insanını, Anadolu kültürünü tanıdı veAnadolu’da birçok yer gezdi. Gezdiği yerlerde fotoğraflar çekti ve bu fotoğraflar birçok ulusal, karma, kişisel sergilerde yayınlandı ve ödüllendirildi.

Sabit Kalfagil ilk kişisel sergisini 1972 ve 1988 yıllarında açtı. Birçok konferans, yarışma ve sempozyumlarda juri üyesi olarak görev yaptı. İlk kitabı 1981 yılında yayınlananFotoğraf Sanatında Kompozisyon adlı kitaptır. İlk albümünü ise 1988 yılında Fatih Anıtları olarak yayımladı. 26 yaşında başlayan fotoğrafçılık onun için ikincil bir meslek olmuştur ve bu yeteneğini eğitim alanında sürdürmektedir. ilk olarak 1978 yılında Güzel Sanatlar Akademisi Fotograf Enstitüsü’nün kurucuları arasında yer aldı. 1989’a kadar part-timeöğretim görevlisi olarak çalıştı. 1989’da doçent oldu ve Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümünde Belgesel Fotoğraf Sanat Dalı Başkanı oldu.

1993 yılında Kamil Fırat ile birlikte “Işığın peşinde Anadolu” adlı 9 bölümlük bir belgesel hazırladı. 1998′de Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümüne profesör olarak atandı. Halen bu bölümde Anasanat Dalı Başkanıdır. P.T.F.D (Profesyonel Tanıtım Fotografcıları Derneği) ve İFSAK’ın onur üyesidir.

Ödülleri

  • 1981 FIAP Uluslar arası yarışmasında ikincilik
  • 1983 Devlet Fotograf yarışmasında birincilik
  • 1988 D.D.Y. Fotograf yarışmasında birincilik
  • 1989 İslam Konferansı Teşkilatı uluslar arası yarışmasında birincilik ödüllü

Kitapları

  • Kompozisyon (Fotografevi)
  • İstanbul (Fotografevi)
  • Türk Fotoğrafçıları Kütüphanesi 7 (Antartist Yayıncılık)
  • Türkiye’nin Üzerindeki Işık (İlke Kitap)

9-Kutluğ Ataman

Türk film yönetmeni ve çağdaş sanatçı. Filmleri ve sanat eserleri dünya çapında gösterilen sanatçı İstanbul, Londra ve Erzincan’da yaşamını sürdürmekte, eserleri esas olarak, insanların kendilerini ifade yoluyla kimliklerini nasıl yaratıp yeniden yazdıklarını, hakikat ile kurgu arasındaki çizgiyi flulaştırarak inceleyip, toplumdaki marjinal bireylerin yaşamlarını belgelemek üzerine yoğunlaşır. Resim sanatı dışında filmleri de, belgesel stiliyle ev videosu türünün içtenliğini birleştirmekle tarif edilmektedir. Kutluğ Ataman, 1988’de Amerika’da Los Angeles, Kaliforniya Üniversitesi (UCLA)’de sinema yüksek lisansını tamamlamıştır.

Sinema kariyeri

Karanlık Sular

Ana madde: Karanlık Sular

Kutluğ Ataman’ın 1994 yılı yapımlı ilk filmi, Karanlık Sular, İstanbul’u tema alan dram türünde bir film. Ataman’ın yazıp yönettiği bu karanlık cinayet öyküsü bizi eskiyle yeninin karşı karşıya geldiği bir dünyaya götürüp seyirciyi sımsıkı yakalıyor. Eleştirmenler, Ataman’ın bu ustaca tasarlanmış ve zengin bir görselliği barındıran film aracılığıyla günümüz Türk kültüründeki krizi başarıyla özetlemesinden övgüyle bahsettiler. Karanlık Sular Ataman’ın hemen tanınmasını sağladı ve Montreal’den Şangay’a birçok festivale davet edilmesine neden oldu. Filmin birçok ödülü arasında, Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde SİYAD’dan En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo ödüllerinin yanı sıra Uluslararası Ankara Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü de bulunmaktadır.

Lola + Bilidikid

Ana madde: Lola + Bilidikid

Ataman’ın ikinci uzun metraj filmi, Lola+Bilidikid (1998) 49.Uluslararası Berlin Film Festivali’nin Panorama bölümünün açılışını yapmak üzere seçildi. Bu hızlı tempolu öykü, ana karakterleri şehrin Türk toplumuna ait olmak üzere Berlin’de kurulmuş. Ataman’ın filmi toplumun ırksal ve cinsel kimlikle ilgili önyargılarını dürüstçe ele alan, mizah ve şiddetin etkili bir karışımı. Almanya, Türkiye, Amerika ve başka bölgelerdeki başarılı vizyon döneminin yanında, festivallerde de çok ses getirdi. Turin, Oslo ve İstanbul’da ödüller kazandığı gibi New York’un “The New Festival”inde En İyi Film ödülü ve Berlin Film Festivali’nde de Jüri Özel Ödülü’nü kazandı.

İki Genç Kız

Ana madde: İki Genç Kız

Üçüncü filmi, İki Genç Kız (2005), Perihan Mağden’in İki Genç Kızın Romanı adlı romanının Ataman tarafından senaryosu yazılmış ve yönetilmiş olan bir adaptasyonudur. Genç yaştaki iki dişi kahraman birbirine zıt karakterleri ve sosyal çevrelerine rağmen, güçlü cinsel göndermelerle dolu yakın bir ilişki kurarlar. Yine fonda İstanbul vardır – Karanlık Sular’dakinden daha çıplak ve çağdaş bir şehir dokusu. Ataman gençlerin arasındaki ilişkinin, hayallerinin ve umutlarının kırılganlığına tempolu ve eğlenceli bir bakış ortaya koymuştur. Film ticari ve eleştirel anlamda başarılı oldu ve Ataman’ın önde gelen Türk sinemacıları arasında üst sıralardaki yerini sağlamlaştırmasını sağladı. İki Genç Kız hem Ankara, hem de Antalya Film Festivalleri’nde En İyi Yönetmen ve En İyi Film, Hindistan’daki Asian Film Festivali’nde de En İyi Film ödülünü kazandı.

Aya Seyahat

Ana madde: Aya Seyahat (film, 2009)

Son filmi, 2009 yılı yapımlı Aya Seyahat, 2009 Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin “Resmi Seçki bölümü”nde gösterildi. Film, ilk defa 2009 yılı başında Linz, Avusturya’da gösterilen Mezopotamya Dramaturjileri adlı görsel çalışmalar serisinin bir parçasıdır. Film, Türkiye’nin doğusunda Erzincan’ın ücra bir köyünde geçer. Dört köylünün aya seyahat etme çabaları, ele geçen siyah-beyaz fotoğraflar kullanılarak ve yöre halkından bir anlatıcı yardımıyla belgelenir. 1957’de gerçekleşen bu olaylar hakkında birçok farklı alandan saygın Türk aydını görüşlerini bildirir. Sonuçta film, tuhaf bir şekilde, bir tarih belgeseli olmaktan ziyade çağdaş Türk kültürünün derinlemesine bir incelemesine dönüşmektedir. Film 31. Moskova Film Festivali’nde “Perspektifler” bölümüne seçildi.

Kutluğ Ataman Nisan 2009’da Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde Jüri Başkanlığı yapmıştır.

Sanat Eserleri

Ataman sanat dünyasına 1997 yılında 5. Uluslararası İstanbul Bienali’nde sunduğu kutluğ ataman’dan semiha b. unplugged adlı opera divası Semiha Berksoy ile ilgili uzun metraj belgeseliyle adım attı. Ataman sonra Peruk Takan Kadınlar adlı çalışmasını sunduğu 48. Venedik Bienali’ne davet edildi. Çalışmanın başrolünde dört kadın var – yüzünü saklamak zorunda olan bir devrimci, tanınmış gazeteci ve göğüs kanserinden kurtulan Nevval Sevindi, ismi saklanan koyu Müslüman bir öğrenci ve de aynı zamanda bir aktivistolan transseksüel bir seks işçisi. Kassel, Almanya’daki saygın Documenta 11 sergisinde Ataman Veronica Read’in 4 Mevsimi adlı çalışmasını sundu. Bu çalışma aynı zamanda Tate İngiltere’nin Tate Trienali 2003 Çağdaş İngiliz Sanatı Sergisinin “Days Like These” bölümünde yer aldı. 2004’te Oniki ile Turner Ödülü’nün finalistleri arasına girdi. Aynı yıl, İstanbul’un aynı adlı fakir yerleşim bölgesinde çekilen 40-kanallı enstalasyonu Küba ile saygın Carnegie Ödülü’nü kazandı.

Diğer önemli solo sergileri arasında şunlar sayılabilir: Avusturya’daki Lentos Sanat Müzesi’nde Mezopotamya Dramaturjileri; Londra’daki Thomas Dane Galerisi’nde fff; Vancouver Sanat Galerisi’nde Cennet ve Küba; Newport Beach Kaliforniya’daki Orange County Sanat Müzesi’nde Cennet; Belçika’daki MuHKA’da Kutluğ Ataman’ın Eserleriyle Kısıtlamaları Kaldırma; Londra’daki Sorting Office’te Artangel komisyonlarının parçası olarak ve Sidney’deki Çağdaş Sanat Müzesi’nde Küba ve Londra’daki Serpentine Galerisi’nde Uzun Akışlar. Grup sergileri arasındaysa, Moskova Bienali; New York MOMA’da Sınırsız ve Bakmanın Onyedi Yolu; Barselona Caixa Forum’da Belgesel Kurgular; Atina, Yunanistan’daki Çağdaş Sanat Milli Müzesi’nde ve Lüksemburg’daki Manifesta 2’de Tanıklıklar: Kurgu ve Gerçek Arasında vardır.

Eserleri önemli uluslararası koleksiyonlarda yer almaktadır. Bunların arasında, New York MoMA, Viyana Thyssen-Bornemisza Art Contemporary, İstanbul Modern, Atina Dimitris Daskalopoulos Collection ve Pittsburgh Carnegie Museum bulunmaktadır.

kutlug ataman


10-Haluk Cecan

Haluk Cecan (d. 1946, İstanbul – ö. 8 Şubat, 2007), balıkadam, sualtı belgeselcisi.

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. 1964 yılında başladığı sualtı fotoğraf ve film çalışmalarıyla sayısız ödül aldı. Su altı konusuyla ilgili yazılar yazdı, konferanslar verdi.

Cecan, 1975 yılında İtalya’dan 8 milimetrelik su altı kamera kabini getirdi. 1982 yılında İstanbul Balıkadamlar Kulübü 2. Başkanlığına seçilen Cecan, aynı yıl ilk su altı film ödülünü aldı.

TRT için 1988’de ilk Türk su altı belgeselinin çekimlerini gerçekleştiren Cecan, 1990’dan itibaren Türkiye’de ve uluslararası festivallerde çok sayıda ödülün sahibi oldu.

İTÜ Su Altı Sporları Kulübü Film Fotoğraf bölümününde yöneticilik yapan Cecan, çeşitli lise, üniversite ve su altı kulüplerinde su altı belgeselciliği konusunda konferans ve paneller verdi, film gösterileri gerçekleştirdi.

Uzun süredir savaştığı akciğer zarı kanserine yenilerek, 8 Şubat 2007’de ölmüştür. Mezarı Kanlıca Mihrimah Sultan mezarlığındadır.

Bazı Ödülleri

  • 1990 Fransa Dünya Sualtı Film Festivali 2.lik Ödülü,
  • 1992 Fransa Dünya Sualtı Film Festivali En Fantastik Film Ödülü,
  • 1992 Fransa Doğa Filmleri Festivali 2.lik Ödülü,
  • 1996 Fransa 23. Dünya Sualtı Filmleri Festivali Dimitri Rabikoff Ödülü,
  • 1997 Tunus Tabarka Uluslararası Film Festivali 1.lik Ödülü,
  • 2000 Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başarı Ödülü,
  • 2005 Fransa Dünya Sualtı Filmleri Festivali En Fantastik Film Ödülü,
  • 2005 Belgrad Uluslararası Sualtı Filmleri Festivali Onur Ödülü.

11-Hakan Gülbahçe

Hakan Gülbahçe Fotoğrafçı,sinemacı ve klip yönetmenidir. Mustafa Ceceli,Niran Ünsal,Merve Özbey ve Zeynep Dizdar gibi müziğin usta isimlerinin kliplerini çekmiştir. Sinema tadında klipler çeken genç ve başarılı bir yönetmendir.

Bazı Ödülleri

  • 2011 Fransa Altın Kadraj Ödülü,
  • 2014 İstanbul Uluslararası Fotoğrafçılık Yarışması Ödülü

12-Levent Öget

Levent Öget, 1957’de doğdu. Fotoğraf çalışmalarını 70’lerin başlarından itibaren kişisel olarak geliştirdi. Muhabirlik ve stüdyo denemelerinden sonra 1989 yılından başlayarak moda katalogları görüntüledi, çeşitli dergi ve günlük gazetelerde fotoğrafları yayınlandı. 1991 yılında Kanada’nın Toronto şehrinde düzenlenen “Art On Edge” festivaline katıldı. Aynı yıl bu şehirde ilk kişisel sergisini de açan Levent Öget 1992 yılında Erden Kıral’ın yönettiği “Mavi Sürgün” filminde ‘stills photographer’ olarak çalıştı.

1993 yılında Hüseyin Katırcıoğlu yönetiminde gerçekleştirilen “Truva Öyküsü” kitle tiyatrosu çalışması için hazırladığı fotoğraf projesi, 1994 yılında 1. Uluslararası İstanbul Caz Festivali’nde yer alan “Caz Fotoğrafları” adlı kişisel sergisi ve Yıldız Sarayı’nda “1. İstanbul Disiplinlerarası Sanat Etkinlikleri” kapsamında gerçekleştirdiği “Abes Bir Muvazene” adlı enstalasyon daha sonraki çalışmaları oldu. 1995’de Bilsak Atölye’deki dia gösterisinin ardından, Caz Fotoğrafları Kitabı ‘nı yayımlayan Öget, Caz Derneği Denetleme Kurulu Üyesi ve İstanbul Sanat Tanıtım Araştırma Vakfı kurucularındandır. Yine 1995’de birincisi yapılan Assos Gösteri Sanatları Festivali bünyesinde “İkili Figür” adında bir enstalasyon-performans (fotoğraf / dans) hazırladı. “Crystal Night” adıyla gerçekleştirilen happening içinse, ışık tasarımları, görüntü projeksiyonları, müzik kurgularından, enstalasyon ve plastik müdahalelerden oluşan performanslar hazırladı.

1996’da İstanbul Atatürk Kültür Merkezi Sergi Salonu’nda ” Sahne” adıyla 3. kişisel sergisini açtı. Aynı yıl 8. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali’ne “İkili Figür” le katıldı. Öget, Bilişim’96 kapsamında Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirdiği “Adım” adlı enstalasyon / performans ve İsmet Doğan’ın hazırladığı “Söz (Yitimi) – Anlam (Yitimi) – İletişim(sizlik)” adlı sergi için “Oto-İletişim” enstalasyonunun ardından 1997’de Yönetmen Durmuş Doğan’ın “Anapolis” adlı gösterisi için ışık tasarımları yaptı.

Öget, 1998’de “Resm-i Geçit” isimli 4. Kişisel sergisini, Atatürk Kültür Merkezi Sergi Salonu ve Ankara British Council Art Gallery’de, 1999’da Pamukbank Fotoğraf Galerisi’nde ise son kişisel sergisi ”UnnU” ve aynı adlarla yayımladığı kitap/albümleri gerçekleştirdi.

“Vahşi Balık Akvaryuma Karşı” 2006

“UnnU” 1999

“RESM-İ GEÇİT” 1998

“CAZ FOTOĞRAFLARI” 1995


13-Maryam Şahinyan

Maryam Şahinyan, 1911 yılında Sivas’ın en görkemli sivil yapılarından Şahinyan Konağı’nda (Camlı Köşk) doğdu. Dedesi Agop Şahinyan Paşa, 1877’de kurulan ilk Osmanlı Parlamentosu Meclis-i Mebusan’da Sivas kentini temsil ediyordu. Milletvekili torunu olmanın sınıfsal ayrıcalıklarıyla dünyaya gelen Şahinyan’ın yaşamı, henüz küçük bir çocukken tanıklık ettiği 1915’in akabinde aniden değişti. Sivas’ın en köklü ve güçlü ailelerinden Şahinyanlar, bölgede sahip oldukları 30’a yakın köy, beş büyük un fabrikası, sayısız gayrimenkul ve kent merkezindeki Şahinyan Konağı’nı geride bırakarak Samsun üzerinden İstanbul’a sığındılar. Harbiye’de mütevazı bir apartman dairesine taşınan Şahinyanlar için, Cumhuriyet döneminin getirdiği yeni koşullar altında bambaşka bir süreç başladı.

Maryam’in babası fotoğrafçıydı ve okulu bıraktıktan sonra, onun yanında çalıştı. 1937 itibariyle tüm ailenin ekonomik yükünü omuzlayarak stüdyoyu tek başına işletmeye karar verdi.

1996 yılında öldü ve Şişli Ermeni Mezarlığı’nda gömüldü.

Maryam Şahinyan