Bize Ulaşın

5 (100%) 1 vote

1-Barış Atay Mengüllü

1981’de Almanya’da doğan Mengüllü, buradan sonra 1999 yılına kadar Mengüllü, Antakya’da yaşamıştır. 18 yaşını doldurduktan sonra üniversite için yolu Adana’ya düşen Mengüllü, Çukurova Üniversitesi Biyolojibölümünde okumaya başlamıştır. Ancak öğreniminin son yılında tiyatroya olan düşkünlüğü ve yeteneğinden dolayı okulu bırakmış ve İstanbul’a giderek Yeditepe Üniversitesi tiyatro bölümü sınavlarını geçerek bu üniversitenin tiyatro bölümünden mezun olmuştur.Barış Atay Mengüllü, daha önce Hacı ve Şöhret adlı dizilerde oynamıştır. Ayrıca Kavuk ve Zincirbozan adlı filmlerde de rol almıştır. Ancak asıl dikkatleri üstüne çektiği rol, Arka Sıradakiler dizisinde canlandırdığıSaffet karakteridir.Mart 2013’te Beste Sultan Kasapoğulları Mengüllü ile evlenmiştir.22 Kasım 2013’te Redhack soruşturması kapsamında polis tarafından gözaltına alınmış, 3 gün sonra serbest bırakılmıştır.

bars


 2-Sırrı Süreyya Önder

Sırrı Süreyya Önder, 1962 yılında Adıyaman ilinin merkez ilçesinde, asimile olmuş Türkmen olarak ifade ettiği bir ailede dünyaya gelmiştir. Berber ve arzuhalci olan babası 1970’li yıllarda Türkiye İşçi Partisi’nin Adıyaman kurucusu ve il başkanı olmuştur. Sekiz yaşındayken babası sirozdan ölen Önder, annesi ve dört kardeşi ile dedesinin evine taşındı ve bu dönemde bir fotoğrafçıda çırak olarak çalışmaya başladı. Fotoğrafçılıktan aldığı ücretin ailesini geçindirmeye yetmemesi üzerine 16 yaşını bitirdikten sonra Sıtma Savaş ve Eradikasyon Teşkilatı’na mevsimlik işçi olarak girdi. Milliyetçi cephe hükumeti kurulunca bu işini kaybeden Önder, bir lastik tamirci dükkânı açtı.1978 yılında Adıyaman Lisesi’nde öğrenciyken Maraş Katliamı’nı protesto ettiği için tutuklanarak cezaevine giren Önder, tahliye olduktan sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni kazanarak Ankara’ya gitti. 12 Eylül Darbesi yapıldığında Ankara’daydı. İlk tutuklama furyasında hapse girdi. Uzunca bir yargılama sürecinin ardından 12 yıl hapse mahkûm edildi. Açlık grevleri gibi protestoları ve eylemleri nedeniyleinfazlarının yakılması sonucu çeşitli cezaevlerinde yedi yıl hapis yattı.Önder, BKM Film tarafından çekilen, senaryosunu da kendisinin yazdığı Beynelmilel adlı filmde ilk yönetmenlik deneyimini yaşadı. Muharrem Gülmez’le birlikte yönettiği film, 2006 yılında çekildi ve 2007 Ocak ayında gösterime girdi. Filmde 12 Eylül 1980 sonrası sıkıyönetiminin doğuda yerel halk ve çalgıcı sınıfı (gevende) üzerine etkileri trajikomik bir şekilde anlatılır. 2012 yılında F Tipi Film’in yönetmenlerinden biri olmuşturONDER_Sirri_2007


 3-Ali Atay

20 Nisan 1976 tarihinde Rize’de doğdu. 1999’da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nden mezun oldu. Ali Atay “Şapkadan Babam Çıktı” adlı dizide başarısız illüzyonist Maksut’u oynamıştır. TRT’de 3 sezon boyunca yayınlanan Leyla ile Mecnun adlı komedi dizisinde oynadığı Mecnun Çınarkarakteriyle büyük bir başarı yakalamıştır.Dizi yayından kaldırıldıktan sonra aynı dizi ekibi ile beraber çekilen ve Star Tv’de yayınlanan Ben de Özledim dizisinde kendini oynamıştır.Leyla ile Mecnun ekibinin kurmuş olduğu Leyla The Band grubunun vokalistidir.Leyla ile Mecnun ekibinin oynadığı ve Star Tv’de yayınlanan Ben de Özledim dizisinin baş rolünü oynamıştır.2014 Haziranın da ilk kez yönetmen koltuğuna oturduğu Limonata adlı başrollerinde Serkan Keskin ve Ertan Saban’ın bulunduğu sinema filminin çekimlerine başlamıştır.Atay şu sıralar Mutlu Ol Yeter adlı dizide başrol oyuncusu olarak rol almaktadır. Dizide Atay’ın yanı sıra Öner Erkan, Aslı Enver ve Ertan Saban da rol almaktadır. DiziAtv’de yayınlanmaktadır.

ali-atay-mutlu-ol-yeter-can


 4-Ufuk Bayraktar

Türk sinema ve dizi oyuncusudur.Liseyi Gürsoy Koleji’nde okuduktan sonra üniversiteye gitmeme kararı aldı ve babası Cevahir Bayraktar’ın Cihangir’de işlettiği Firuzağa Kahvesi’nde çalışmaya başladı.Burada Zeki Demirkubuz tarafından keşfedildi ve yönetmenin Bekleme Odası ile Kader adlı filmlerinde rol aldı. Daha sonra Nuri Bilge Ceylan’ın İklimler, Semih Kaplanoğlu’nun Yumurta, Cemal Şan’ın Ali’nin Sekiz Günü ve Feo Aladağ’ın Ayrılık adlı filmlerinde rol aldı.atv’de yayılanan Ezel dizisinde Tuncel Kurtiz’in oynadığı “Ramiz Dayı” karakterinin gençliğini canlandırdı.Merve Bayraktar ile evlidir ve Efe Cevahir adında bir oğlu vardır.

Ufuk-Bayraktar


 5-Yılmaz Güney

(Yılmaz Pütün, 1 Nisan 1937; Yenice, Karataş, Adana – 9 Eylül 1984, Paris), Zaza ve Kürt asıllı Türk sinema oyuncusu, yönetmen, senarist veyazardır. Özellikle Çirkin Kral dönemi sonrasında çektiği ve önemli bir sinemacı olarak kabul edilmesini sağlayan Cannes ödüllü Yol, Sürü, Umutsuzlar gibi filmleriyle tanınır.Yılmaz Güney’in gerçek adı Yılmaz Pütün’dür. Kendi ifadesine göre Pütün kırılması zor sert meyve çekirdeği demektir. 1937 yılında, topraksız bir köylü ailenin iki çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Babası Siverekli ve annesi Vartoludur. Kendisi Adana’da büyümüş ve Adana birçok filmine konu olmuştur. Adana’da bir süre Kemal ve And Film şirketlerinin bölge temsilcisi olarak çalıştı. Üniversite okumak üzere İstanbul’a gitti ve Atıf Yılmaz ile tanıştı. Bu süreçte bir yandan da hikâyeler yazıyordu. Daha sonra Atıf Yılmaz’ın da desteğiyle sinemada çalışmalarına başladı.Yılmaz Güney, 1959 yılında Atıf Yılmaz’ın yönetmenliğini yaptığı Bu Vatanın Çocukları ve Alageyik isimli filmlerin hem senaryosunu yazar hem de filmlerde rol alır ve oynar. Karacaoğlan’ın Karasevdası’nda da yönetmen yardımcılığı yapar. Yeni Ufuklar ve On Üç gibi dergilere de öyküler yazan Yılmaz Güney, bir öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılanır ve 1961 yılında bir buçuk yıl hapis cezasına mahkûm olur.İki yıl sonra tekrar kaldığı yerden devam eden Yılmaz Güney, o dönemde daha çok macera filmleri çeker. Filmlerinde ezilen, hor görülen bir “Anadolu çocuğunun”otoriteye başkaldırısı vardır. Bu dönemde Çirkin Kral lakabını alır. Bu dönemdeki en önemli Lütfü Akad’ın yönettiği ve kendisinin yazdığı bir film olan Hudutların Kanunu’dur. Bu dönem boyunca oyunculuğunu geliştiren Yılmaz Güney, abartısız ve yalın oyunculuk anlayışı bu dönemde artık oturtmuştur.Yılmaz Güney 114 filmde oyunculuk, 26 filmde yönetmenlik, 15 filmde yapımcılık, 64 filmde ise senaristlik yapmıştır. Ayrıca bir filmin yazarı “Düzen (1978)” olup, bir filmin de “Yol, (1981)” kurgusunu yapmıştır. Aşağıdaki tabloda Güney’in bazı önemli filmleri yer almaktadır.

yilmaz-guney


 7-Yılmaz Erdoğan

(d. 4 Kasım 1967, Hakkari), Kürt kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oyuncu yazar ve yönetmen. Sadri Alışık Ödülleri en iyi erkek oyuncu , Altın Kelebek Ödülleri en iyi komedi dizisi , AACTA en iyi yardımcı erkek oyuncu , Afife Tiyatro Ödülleri Cevat Fehmi Başkurt özel ödülü sahibidir. İlk kez 1988 yılında Olacak O Kadar adlı televizyon komedi programının senaryo yazar kadrosunda yer aldı. 1993 yılında kendi yazdığı ve Demet Akbağ ile baş rollunü paylaştığı Bir Demet Tiyatroismli televizyon dizisi ile geniş kitleler tarafından tanındı. Erdoğan 1993-1998 yılları arasında Sanem Oktar ile evli kalmış, 1996 yılında Berfin Erdoğan isimli bir kız evladı dünya gelmiştir. 2006 yılından itibaren Türk sinema ve dizi oyuncusu Belçim Erdoğan ile evli olan sanatçının bu evlilikten 2010 yılında Rodin Erdoğan isimli bir erkek çoçuğu vardır.Erdoğan 1967 yılında Nazım Erdoğan ve Süheyla Erdoğan’ın ortanca oğulları olarak dünyaya geldi. Ayrıca Anadolu Ateşi dans topluluğunun kurucusu Mustafa Erdoğan’ın küçük kardeşi, ses sanatcısı Deniz Erdoğan’ın ağabeyidir. İlk ve ortaokulu bitirdikden sonra Ankara Aydınlıkevler Lisesine devam eden oyuncu, lise eğitimini tamamladıktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesini kazandı.İstanbul’un Kocamustafapaşa semtinde 3 arkadaşının bekar evine yerleşti. Eğitim hayatını yarıda bırakarak Ferhan Şensoy’un Nöbetçı Tiyatro kadrosuna katılmıştır.yilmaz-erdogan


 8-Zeki Demirkubuz

Zeki Demirkubuz 1964 yılında Isparta’da doğdu. Ortaokulu Isparta’da, Gönen Öğretmen Okulu’nda bitirdikten sonra İstanbul’a yerleşti. Liseye İstanbul’da başladıysa da ilk sömestreden sonra okulu bırakarak fabrika ve atölyelerde çalışmaya başladı. 1980 darbesinden sonra tutuklanıp üç yıl hapis yattı.Bu dönemde edebiyata ilgi duymaya başlayıp, Dostoyevski’yi keşfetti.Özellikle Suç ve Ceza’nın üzerindeki kalıcı etkileri o yıllarda oluştu. Tahliyesinden sonra Anadolu’nun çeşitli kentlerinde işportacılık yaptı. Askerliğini erteleyebilmek için okula dönmeye karar verdi ve liseyi dışarıdan bitirerek İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne girdi.Sinemaya 1986 yılında Zeki Ökten’in asistanlığını yaparak başladı. İlk uzun filmi C Blok’u (1994) çekene kadar çeşitli yönetmenlere asistanlık yaptı. Uluslararası eleştirmenler ve izleyiciler, Demirkubuz’u Venedik Film Festvali’nde gösterilen ikinci filmi Masumiyet’le tanıdılar. Üçüncü filmi olan Üçüncü Sayfa, Türkiye’deki film festivallerinin yanı sıra Locarno ve Rotterdam Film Festivalleri de dahil olmak üzere Avrupa’da yapılan çok sayıda film festivalinde gösterildi. Yazgı (2001) ve İtiraf (2001), 2002 yılında Cannes Film Festivalinin “Un Certain Regard” bölümünde gösterildi. Başrolünü de üstlendiği Bekleme Odası’nın (2003) ardından Masumiyet’in başlangıç öyküsünü anlatan Kader’i (2006) çekti. Kıskanmak (2009) filminin ardından, ‘Yeraltı’ (2012) adlı projeyi hazırlamaktadır.Sinemaya 1986 yılında Zeki Ökten’in asistanlığını yaparak başladı. İlk uzun filmi C Blok’u (1994) çekene kadar çeşitli yönetmenlerin asistanlığını yaptı. C Blok’tan sonra Demirkubuz, kendi senaryolarını yazan bağımsız bir yönetmen olarak çalışmaya devam etti. Uluslararası eleştirmenler ve izleyiciler, Demirkubuz’u Venedik Film Festivali’nde gösterilen ikinci filmi Masumiyet’le tanıdılar. Demirkubuz’un üçüncü filmi olan Üçüncü Sayfa, Türkiye’deki film festivallerinin yanı sıra Locarno ve Rotterdam Film Festivalleri de dahil olmak üzere Avrupa’da yapılan çok sayıda film festivalinde gösterildi. Bu dönemde Zeki Demirkubuz “Karanlık Üzerine Öyküler” adını verdiği üçlemesinin çalışmalarına başladı. Üçlemenin ilk iki filmi, Yazgı ve İtiraf, 2002 yılında Cannes Film Festivali’nin “Un Certain Regard” bölümünde gösterildi. Üçlemesini başrolünü de üstlendiği Bekleme Odası’yla (2003) tamamlayan Demirkubuz, daha sonra Masumiyet’in başlangıç öyküsünü anlatan Kader’i çekti. (2006). Demirkubuz’un son filmi, 2009 yılında gösterime giren Kıskanmak’tır. ‘Kıskanmak’ filminin ardından, ‘Yeraltı’ (2012) adlı filmi çekmiştir. Bulantı ve Kör filmlerini 2015 itibariyle tamamlamıştır.Ayrıca, İşler Güçler dizisinin final bölümünde rol almıştır.zeki-demirkubuz-2


 9-İbrahim Tatlıses

(Doğum adı: İbrahim Tatlı, 1 Ocak 1952, Şanlıurfa), Türk şarkıcı, besteci, yapımcı, oyuncu, televizyon programcısı, iş adamı. Ayağında Kunduratürküsü ile ünlenen Tatlıses, günümüze kadar otuzdan fazla albüm çıkardı, birçok filmde oyuncu ve yönetmen olarak görev aldı ve 19 yıl süren İbo Show‘da sunuculuk yapmıştır. Tatlıses, Türkiye’nin yanı sıra Yunanistan ile Orta Doğu’da da tanınmaktadır.Müzik, televizyon ve sinemanın yanında İbrahim Tatlıses’in gıda, turizm, inşaat, iletişim (TV kanalı, radyo istasyonu), ulaşım gibi birçok alanda yatırımı bulunmaktadır. 14 Mart 2011 tarihinde program çıkışı uğradığı silahlı saldırıdan ağır yaralı olarak kurtuldu.1952’de Urfa’da – kendi tabiriyle bir mağarada – ciğerci Ahmet Tatlı’yla karısı Leyla’nın yedi çocuğunun en büyüğü olarak dünyaya geldi. İbrahim Tatlıses’in babasıArap, annesi Kürt’tür. İbrahim Tatlıses, Kanal D’de yayınlanan bir programda kendinizi ne olarak ifade ediyorsunuz sorusuna “Babam Arap, anam Kürt, ben ise Türk’üm” diye cevap vermiştir. 2005 yılında Erbil konserinde ise Tatlıses “Babam Türk, annem Kürt, ben Türk oğlu Türk’üm size Türkiye’den selam getirdim” diyerek izleyenleri selamlamıştır.Tatlıses doğduğunda babası cezaevinde bulunmaktaydı. Hiçbir zaman okula gitmemiştir. Daha sonra neden okuyamadığı sorulduğunda Urfa’da sanki Oxford vardı da biz mi gitmedik yanıtını vermiştir.Çocuk yaşlarda çalışmaya başlamıştır: su satmış, çığırtkanlık yapmıştır.İnşaatlarda soğuk demir ustalığı yapmıştır. İnşaatta türkü söylerken Adanalı bir sinemacı tarafından keşfedildi.İlk başlarda Adana’da daha sonra Ankara’ya gelerek burada gazinolarda, pavyonlarda sahne aldı. 1974’te Ankara’daki Kınalı Pavyon’da söylediği “Ayağında Kundura” ile ünlenerek önce Ankara Radyosu’na, sonra da bir yılbaşı gecesi televizyona çıktı.70’li yılların ortalarına doğru İstanbul’a geçerek burada sahne almaya başlamıştır.Burada, kendisine soyadını veren müzisyen Yılmaz Tatlıses ile tanıştı.İbrahim Tatlıses, müzik kariyerinin yanında, gıda, inşaat ve seyahat sektörlerine girerek çeşitli yatırımlar yapmıştır. Bunlardan “Tatlıses Çiğköfte” halen faaliyet göstermektedir.

indir


10-Özcan Deniz

19 Mayıs 1972 yılında Ankara’da doğmuş, beş yaşına kadar Ankara’da yaşamıştır. Aslen Ağrılı Kürt kökenli olan Deniz,1977 yılında ailesinin Aydın’a göç etmesiyle çocukluğu ve gençliğinin ilk yılları Aydın’da geçmiştir.Eğitimi süresince, kendi yazdığı küçük hikayeleri oyunlaştırarak, arkadaşları ile kurduğu küçük amatör tiyatro topluluğu ile çevre yörelere turneler yapmıştır. Bu yıllarda müziğe olan yatkınlığını da keşfetmiştir.1985 yılında ilk orkestra çalışmasını yaparken artık Aydın’da tanınan ve aranılan orkestra solisti olmuştur. Ardından İzmir ve Antalya’da sahne çalışmaları gelmiştir. Aydın’ın Sultanhisar kasabasında düzenlenen Geleneksel Ses Festivaline katılıp birincilik ödülünü alınca, hedefinde İstanbul’a gelme hayalleri oluşmaya başlamıştır. 1988 yılında İstanbul’a gelip, 1989 yılında Almanya’ya gitmiştir. Orada da müzik çalışmalarına devam eden Özcan Deniz’i İstanbul’da fark edemeyen yapımcılar; Münih’te keşfetmişlerdir.İlk albüm çalışmasını 1992 yılında yapmış ve Yine Ağlattın Beni isimli albümünü piyasaya çıkarmıştır. 1993 yılında yaptığı Meleğim adlı albüm ile şöhreti yakalamıştır. 1994 yılında Beyaz Kelebeğim albümünü çıkarmıştır.Art arda çıktığı televizyon programlarında sinema camiasının da dikkatini çekmiştir. 1994 yılında Türk Sinemasının duayenlerinden Memduh Ün’ün Ona Sevdiğimi Söyle adlı filminde oynayarak, sinema ile ilk buluşmasını gerçekleştirmiştir.1995 yılında vatani görevini yapan Özcan Deniz, 1997 yılında Yalan mı albümü ile müthiş bir dönüş yapmış ve aynı yıl Yalan mı adlı dizi ile televizyon izleyicileriyle buluşmuştur. Bir taraftan kendi öykülerini yazmak ve bunları hayata geçirmek en büyük arzusuyken bir taraftan da müzikal yolculuğuna devam ediyordu.Sırasıyla Çoban Yıldızı, Aslan Gibi, Leyla, Ses ve Ayrılık, Hediye albümlerini çıkarmış, 2009 yılında Sevdazede isimli albümünü çıkarmıştır.Mercan Dede’nin Su ve 3 Hürel Şarkıları albümlerinde birer şarkıyla yer almıştır.Halen her sene bir sosyal sorumluluk projesinde yer almaktadır. Böbrek Vakfı, TOÇEV “Yaşasın Okulumuz”, Kızılay dışında bu yıl; Coca Cola Türkiye ve WWF “Herşey Değişir” işbirliği ile Bafa’ ya Su, Ege’ ye Bereket projesi için hazırlanan ve tüm dünyada yayınlanan şarkısının Türkçe versiyonunu Özcan Deniz, Pamela ve Fuat ile birlikte seslendirmektedir.Müzik çalışmalarının yanı sıra oyunculuk da onun için vaz geçilmez bir tutku olmuştur. 1999 yılında öyküsünü kendisinin yazdığı Aşkın Dağlarda Gezer adlı dizi ile tekrar televizyon izleyicileri ile buluşmuştur. 2002 yılında efsane dizi Asmalı Konak ile müzikte yakaladığı başarılı kariyeri, oyunculukta da yakalamıştır. 2004 yılında Haziran Gecesi, 2007 yılında Kader, 2008 yılında Aşk Yakar adlı projelerde yer almıştır. Daha sonra Samanyolu ” adlı dizi ile televizyon izleyicilerinin evlerine konuk olmuştur.Müzik ve televizyon dizileri çalışmaları ile birlikte, sinema filmi çalışmaları da devam etmektedir. 1994 de çektiği Ona Sevdiğimi Söyle den sonra 2002 yılında Kolay Para, 2003 yılında O Şimdi Asker, Asmalı Konak – Hayat, 2004 yılında öyküsü kendisine ait Neredesin Firuze, 2006 yılında Keloğlan Kara Prense Karşı, 2008 yılında Dışişleri Bakanlığı’nın desteklediği Mevlana Aşkın Dansı adlı belgesel ile sinema severlerle buluşmuştur.Halen her ay Türkiye ve Dünya’nın çeşitli yerlerinde konser çalışmalarına devam etmektedir.Özcan Deniz,2011 Şubat ayında vizyona giren, Ya Sonra isimli senaryosunu üstlendiği filmde bu kez oyunculuğunun dışında yönetmen kimliği ile sevenleriyle buluşmuştur.2012 yılında 11. Albümü Bi’ Düşün ile müzik hayatına devam ederken son olarak Yönetmenliğini Yeşim Ustaoğlu’nun üstlendiği Araf filminde kamyon şöfürü Mahur karakterini üstlenmiştir.Yine yönetmenliğini üstlendiği 2. sinema filmi Evim Sensin ile 2 kasım’da sevenleriyle buluşmuş olup birçok dalda ödüle layık görülmüştür. Özcan Deniz şu sıralar yine senaryosunu,başrolünü ve yönetmenliğini üstlendiği 3. Sinema filmi Su ve Ateş 15 Kasım 2013 tarihinde izleyicisi ile buluşmuştur. 2014 itibarıyle Fox TV’de yayınlanan Karagül adlı dizide rol almıştır.

ozcan-deniz-boyu


11-Mahsun Kırmızıgül

1981 yılında müzik çalışmalarına başlayan şarkıcı amatör olarak altı albüm yaptı. Prestij Müzik, Mahsun Kırmızıgül’le birlikte yüzde 600’lere varan büyük bir atılım göstererek 5 yıl içinde müzik sektöründe zirveye taşındı.Özcan Deniz Yalan mı; Haluk Levent Bir Gece Vakti; Seda Sayan Ah Geceler; Alişan Var ya;Ayhan Aşan Sen de mi; Ertuğrul Polat Gittiğin O Gün; Gülşen Yiğidim gibi çalışmaların, besteleri ve müzik yönetmenliğinde çalıştı. Şirketin birçok sanatçısına da müzikal anlamda bestelerini verdi.1994 yılında yayınladığı albümü “12’den Vuracağım”‘dan “Bebeğim Benim” şarkısı ile pop şarkıların yayınlandığı pek çok televizyon müzik listelerinde bir Arabesk / Fantezi şarkısı olarak yüksek başarı yakaladı. 1. Kral TV Video Müzik Ödülleri’nde Arabesk En İyi Erkek kategorisinde aday gösterildi. “12’den Vuracağım” albümü “Bebeğim / Kardeşlik Türküsü” adıyla da bilinmektedir.1998 Mayıs’ta çıkardığı Yıkılmadım adlı albümü ile o zamanlar müzikal anlamda imzasını atan Mahsun Kırmızıgül, bu albümü için toplam üç video klip çekti. Bu albüm şimdiye kadar 2.500.000 adet sattı, 1998 Kral TV Video Müzik Ödülleri’nde halkın verdiği oylarla üç ayrı dalda ödül aldı. “Fantezi Müzik” dalında “Yılın Sanatçısı” seçilirken, “Yıkılmadım” adlı parçası da “Yılın Şarkısı” seçildi.1998’in en çok satan albümü ise 2.500.000 satış ile Yıkılmadım adlı albümü idi. Sanatçı ayrıca aynı yıl içinde “Türk Halk Müziği” dalında Altın Kelebek ödülünü alarak “Yılın Sanatçısı” seçildi. Magazin Gazeteciler Derneği’nin geleneksel ödülünde ise yine “Yılın Sanatçısı” seçildi.Mahsun Kırmızıgül’ün ortağı ve aynı zamanda sanatçısı olduğu Prestij Müzik etiketi ile çıkan albümleri için çekilip gösterime giren klipler ise, “Alem Buysa Kral Sensin”, “Bebeğim, Allah’ını Seveyim”, “Ağlama Sen”, “Maço Erkek”, “Ben de Sizdenim”, “Kardeşlik Türküsü”, “İnsan Hakları”, “Sevdalıyım”, “Bu Sevda Bitmez”, “Taşra Delikanlısı”, “Kızlar”, “Hemşerim”, “Belalım”, “Her Şeyim Sensin”, “Yıkılmadım”, “Yoruldum”, “Kardeşe Ağıt”, “Kahpe Felek”, “Göçmen Kızı”, “Garip”. 1 Müzik etiketi ile; “Vefasız”, “Sarı Sarı”, “Daye”, “Düş de Gör-Nemrud’un Kızı”, “Saygımdan”, “Hayat Ne Garip”, “Ay Aman”, “Bizden Değildir”, “Azar Azar”, “Dinle”, “Gül Senin Tenin”.

mahsun-kirmizigul1_640


 12-Ferdi Tayfur

Türk ses sanatçısı, besteci, yazar, ve sinema oyuncusu.1945 yılında Adana’nın Hürriyet Mahallesi’nde dünyaya geldi. Ünlü tiyatro ve dublaj sanatçısı Ferdi Tayfur hayranı olan baba Cumali Turanbayburt, en küçük oğlunaFerdi Tayfur adını koymuştur. Tayfur, birçok albüm çalışmasına imza atmıştır.Postacılar, Yüreğimde Yara Var, Yuvasız Kuşlar, Derbeder, Yadeller, Seni Dilendim, Yaktı Beni, Batan Güneş, Sabahçı Kahvesi, Gönül Yorgunu, Sevda Yelleri, Emmoğlu, Çeşme, Geçen Yıl, Her Saat Başında, Sanma Sana Dönerim, Merak Etme Sen, Ben de Özledim, Yıldızlar da Kayar, Huzurum Kalmadı, Bana Sor, Nisan Yağmuru, Mor Güller gibi şarkıları ile ünlenmiştir.2009’da inşaat sektörüne de girmiştir.ferdi-tayfur


 13-Gökhan Güney

(d. 1954, Reyhanlı), 1954 Yılında Hatay’ın Reyhanlı İlçesinde doğdu. Arap asıllıdır. Yedi kardeşin en küçüğü olan Güney’in çocukluk hayatı bu mütavazı ilçede geçti.1967 yılında İstanbul’a üniversitedeki ağabeyinin yanına ziyarete gelen Güney daha sonra bir konfeksiyon atölyesinde çalışmaya başladı.Askerlik çağına kadar tekstil işiyle uğraştı. Askerliğini Urfa’da bandocu olarak tamamladıktan sonra İstanbul’a geri döndü. Kısa süre sonra Fatma hanımla evlendi. Selim, Büşra ve Serhan isimli çocukları oldu. Bir yandan iş hayatını devam ettiren bir yandan da Melahat Pars yönetimindeki Kadıköy Musiki Cemiyetindeki eğitimini sürdürensanatçı 1979 yılında ‘Garibin Çilesi isimli ilk albümünü müzik marketlere sundu. Aynı zamanda onun için bu yılardan sonra kariyeri resmi olarakta başlamış oldu.Yeşilçam’da Banu Alkan, Seda Sayan, Oya Aydoğan ve Bahar Öztan gibi birçok isimle 20 filme imza attı. Ayrıca 9 filminde yönetmenliğini yaptı. 80’li yıların ilk yarısında peş peşe yaptığı albümlerle ve hem oynadığı hem de yönettiği filmlerle adından çok sık söz ettirdi ve Arabesk–Fantezi Müziği’nin en başarılı isimlerden biri olmayı başardı.2010 Lu Yılların Başlarında İstanbul’un Kozyatağı Semtinde “Gökhan Güney Hatay Kebapçısı” Adlı Mekanı Açmış , Daha Sonra da devretmiştir.images


14-Hamdi Alkan

Sinema yapımcısı, yönetmeni, tiyatro sanatçısı, sinema ve TV dizisi oyuncusu.Antakya‘da Döver Köyü’nde doğmuştur. Biri kız, beşi erkek 6 kardeşin en küçüğüdür. Babası emekli memur, annesi ev hanımıdır. İlkokul, ortaokul ve liseyiAntakya‘da okudu. Daha sonra İstanbul‘a gelerek kazandığı Yıldız Teknik Üniversitesi elektrik mühendisliği bölümünde okudu, 12 senede elektrik mühendisi olarak mezun oldu. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde tiyatro bölümünde tiyatro hocalığı, genel sanat yönetmenliği yapmaktadır.Yıldız Teknik Üniversitesi oyuncularının bütün oyunlarına bazen yönetmen, bazen sponsor olarak destek olmaktadır.İlkokul sıralarında tiyatro ile ilgilenmeye başladı. Ortaokul ve lisede bütün okul müsamerelerine katılırdı.13.03.2015 tarihinde Tokat’ta gösterime giren ve günler öncesinden biletleri tükenen Selam:Bahara Yolculuk filminin yönetmenliğini üstlenmiştir.Başrollerinde Aslıhan Güner, Gürol Güngör, Merve Sevi ve Mert Yavuzcan yer almakta ve filmde rol alan Türk oyunculara Mıktıbek Apazov, Egemberdi Bekboliev, Nazira Aitbekova gibi Kırgız oyuncular da eşlik etmektedi.1990’lı yıllarda TRT‘de başlayan “3 aşağı 5 yukarı” adlı programla TV dünyasına adım attı. Gafur Hüner ve Yalçın Menteş‘le çalıştı. Hamdi Alkan, TRT’de ve birçok özel kanalda skeçler ve komedi programları yaptı. Televizyonlarda spor kendi yaptığı komedi programı Öz ofsayt’la başladı. Daha sonra “Reyting Reyting” sonrasında” “Reyting Hamdi” ve “Hamdi Alkan TV” olarak bildimiz komedi programlarını yapmaya devam etti. Daha sonra kendi dizilerini çekmeye başladı.Sadece çocukların yer aldığı TV’deki ilk çocuk mizah programı olan “Yumurcak TV”yi ATV’ de 36-37 hafta yaptı.2001 yılında “Şellale” adlı filmde konuk oyuncu olarak Hülya KoçyiğitTuncel KurtizAykut OrayAli Sürmeli,Ege AydanNurgül YeşilçayFikret Kuşkan ile birlikte oynadı.2004 yılında Show TV’de Türkiye’nin Yıldızları yarışması projesini yaptı. Buradan dereceye giren Beren Saatve Engin Akyürek oynadığı dizilerde meşhur oldu.2007 yılında Yönetmenliğini yaptığı “Bayrampaşa: Ben Fazla Kalmayacağım” sinema filminde; senaristliğini ve yapımcılığını Birol Güven yaptı. Başrollerde ise Vural ÇelikYasemin ÇonkaHakan Yılmaz, Tamer Karadağlı ve Mahkûmlar oynadı.Turgut Özakman‘ın senaryosunu yazdığı ve 2009 yılında Hamdi Alkan‘ın yönetmenliğini yaptığı “Dersimiz Atatürk” sinema filminde başrollerde Halit ErgençÇetin TekindorBatuhan KaracakayaCanan Hoşgör,Tolga Savacı oynamıştır.Yüzmekten ve yatağına uzanıp film seyretmekten hoşlanan Hamdi Alkan’ın; afişler, teneke oyuncaklar, eski jilet koleksiyonu, kibrit koleksiyonu, dürbün koleksiyonu, resim koleksiyonu, tesbih koleksiyonu, kalem koleksiyonu, çakı koleksiyonu, kartvizit koleksiyonu gibi koleksiyonları vardır.Hamdi Alkan, 1989 yılında 22 yaşındayken Canan Hoşgör ile evlendi. Zeynep (d. 1998) ve Ayşe (d.2007) adlarında iki kızı vardır. Hamdi Alkan, 1999 yılında eşi Canan Hoşgör’den boşandı, daha sonra 2006 yılında tekrar evlendiler. 2012 yılının Mart ayında tekrar boşandılar.Hamdi Alkan, 24 Nisan 2014 tarihinde Selen Görgüzel ile Roma’da evlendi.

hamdi-alkan-198


15-Memduh Ün

(d. 14 Mart 1920). Eski futbolcu, sinema yönetmeni, oyuncu, senarist, yapımcı.Beşiktaş’ın 1940-41 sezonu şampiyon bitiren kadroda futbolcu olarak görev yapan Memduh Ün futboldan koptuktan sonra Turhan Ün takma adıyla 1947’de sinemada oyuncu olarak yer aldı, 1951’de Arşavir Alyanak’la birlikte Yakut Film adlı bir şirket kurdu. Yönetmenlik deneyimini geliştirince bu kez kendi adına Uğur Film adında bir şirket kurarak çalışmalarını sürdürdü. Oyunculuk, yönetmenlik ve yapımcılığın yanı sıra, film senaryoları da yazdı. Ayrıca bir filmin müziğini, iki filmin de kurgusunu yapmıştır.Sinema Sanatçısı Fatma Girik’le birliktedir. Halihazırda resmen başka biriyle evlidir.fft2mm3365939


 16-Türkan Şoray

(d. 28 Haziran 1945, İstanbul), Türk oyuncu, senarist ve yönetmen. Türk sinemasında “Sultan” lakabıyla anılmaktadır. 1960’larda sinema ile tanışmış, ilk sinema ödülü 1964 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “Acı Hayat” filmiyle en başarılı kadın oyuncu ödülünü almıştır. Toplamda 222 filmde rol alan Şoray, dünyanın ‘en çok film çeviren’ kadın oyuncusudur. Şoray, 12 Mart 2010 tarihinde Unesco Türkiye iyi niyet elçisi seçilmiş ve “Sevgiyle yapılamayacak bir şey yoktur diye düşünüyorum. Gücü sevgiyle birleştirirsek, birçok sorunun üstesinden gelebiliriz” demiştir. Ayrıca Şoray’ın kendi adını taşıyan bir ilkokul da vardır.Sinema oyuncuları Hülya Koçyiğit, Filiz Akın ve Fatma Girik’le birlikte, Türk sinemasının bir dönemine damgasını vurmuş dört önemli kadın oyuncudan biri kabul edilir. Bu dörtlü içerisinde, yönetmenlik yapan tek sinema oyuncusudur. Başrolünde kendisine eşlik eden Kadir İnanır ile oynadığı 1972 yapımlı Dönüş, 1976 yapımlı Bodrum Hakimi, 1973 yapımlı Azap’ın tek başına yönetmenliğini ve 1981 yapımlı Yılanı Öldürseler filminin Şerif Gören ile birlikte yapmıştır.İstanbul’un Eyüp ilçesinde doğan Türkân Şoray memur bir ailenin ilk çocuğudur. Nazan ve Figen adında iki kızkardeşi daha olan Şoray’ın babası vefat etmişti. Annesi Meliha Şoray (1927-1984)’ın desteğiyle sinemaya adım atan Şoray, 1962 yılında Galatasaray eski Asbaşkanı Rüçhan Adlı (1923-1995) ile 20 yıl bir birliktelik yaşadı. Bu süre içinde birkaç defa ayrılıp barışan çift, Rüçhan Adlı’nın eşinden bir türlü boşanamaması yüzünden yollarını ayırdı. Türkân Şoray, 1995 Ağustos’unda hastaneye kaldırılan Adlı’yı son anlarına kadar yalnız bırakmadı. Tiyatro oyuncusu Cihan Ünal ile 1983’te evlenmiş 1987’de ayrılmış ve bu evlilikten Yağmur adlı bir kızları olmuştur.Oturdukları Karagümrük’teki ev sahiplerinin kızı olan sinema oyuncusu Emel Yıldız ile bir film setine giden Türkân Şoray, Türker İnanoğlu’nun teşviki ile Yeşilçam’a adım atar. Emel Yıldız’ın yerine Şoray’ın da kariyerinin başlangıcı anlamına gelen 1960 yılı yapımlı “Köyde Bir Kız Sevdim” filminde başrol oynar.Başrolde bir eşe sahip oyuncuların başarılı olduğu filmlerde Şoray’a onlarca erkek sinema aktrisi eşlik etmiştir. Klasikleşmiş birkaç Şoray filminde de eleştirmen Agah Özgüç’ün değimiyle ‘Seyirciyi aldatmak, daha fazla para kazanmak için’ yayınlanmamış ancak seyirciye yayınlanmış gibi afişi basılmıştır. Şoray’ın Ediz Hun’la oynadığı 1980 yapımı Tabancamın Sapını Gülle Donatacağım adlı filmin afişinde Türkân Şoray ve Kemal Sunal olmasına karşın Ediz Hun ve Türkân Şoray’ın oynadığı Güllü Geliyor Güllü filmi vardır. Kemal Sunal, sadece figüran oyuncudur. Sonrasında Kemal Sunal’ın popüler oluşuyla aynı film başka adla, başka afişle tekrar yayınlanmıştır. İlginç olaylardan biride Keşanlı Ali filmi olup görüntü yönetmeninin adı olan Ali, film afişinde Keşanlı’nın altına büyük harflerle yazıldığından ‘Keşanlı Ali’ olarak adlandırılıyor.Şoray’ın ilginç sinema deneyimlerinden biri kendisi ile Filiz Akın’ın Günahkâr Kadın filminde bir araya getiren Ülkü Erakalın’dan henüz 17 yaşındayken bir film çekimi sırasında yediği tokat olmuştur.1990’lı yıllarla birlikte, televizyon dizileri çalışmalarına da ağırlık vermeye başlamıştır. Yaptığı bu çalışmalardan en çok ses getiren ve uzun ömürlü olanları, başrollerini Şener Şen’le paylaştığı İkinci Bahar ve Haluk Bilginer ile paylaştığı Tatlı Hayat olmuştur.turkan-soray-kimdir_646x340


17-Cüneyt Arkın

Asıl adı Fahrettin Cüreklibatur, (d. 8 Eylül 1937; Karaçay, Odunpazarı, Eskişehir), Türk sinema oyuncusu. Sinemada canlandırdığı “Malkoçoğlu” karakteri kendisine lakap olarak atfedilmiştir.Eskişehir’in merkezine bağlı Karaçay köyünde doğdu. Babası Kurtuluş Savaşı’na katılmış Hacı Yakup’tur. Aslen Nogaydır. Lise öğrenimini Eskişehir Atatürk Lisesi’nde gördü, 1961 yılında İstanbul Tıp Fakültesinden mezun oldu.Memleketi Eskişehir’de, yedek subay olarak askerliğini yaparken, Göksel Arsoy’un başrol oynadığı Şafak Bekçileri (1963) filminin çekimleri sırasında yönetmen Halit Refiğ’in dikkatini çekti. Askerliğini bitirdikten sonra Adana ve civarında doktorluk yaptı. 1963 yılında Artist dergisinin yarışmasında birinci oldu. Bir süre iş arayan Cüneyt Arkın, 1963’te Halit Refiğ’in teklifiyle sinema oyunculuğuna başladı ve 2 yıl içinde en az 30 film çevirdi.1964 yılında oynadığı Gurbet Kuşları filminin finalindeki kavga sahnesi, Arkın’ın kariyerinde bir kırılma noktası oldu. Bir süre daha duygusal-romantik jön karakterlerini canlandırdıktan sonra yine Halit Refiğ’in önerisiyle aksiyon filmlerine yöneldi. Bu dönemde İstanbul’a gelen Medrano Sirki’nde altı ay süreyle akrobasi eğitimi aldı. Burada öğrendiklerini Malkoçoğlu ve Battalgazi serilerinde beyaz perdeye aktararak, Türk sinemasına daha önce hiç örneği olmayan bir tarz getirdi. Kısa sürede avantür filmlerin en aranan oyuncusu haline geldi. Romantik jön filmlerle başladığı sinema yaşantısını hareketli filmlerle sürdürse de hemen her karakter role de can verdi. Kariyeri boyunca westernden komediye, macera filmlerinden toplumsal filmlere değişik türlerde filmler çekti. Özellikle Maden (1978) ve Vatandaş Rıza (1979) filmleri, Cüneyt Arkın’ın kariyerinde özel bir yer kaplar.12 Mart dönemi sırasında, 4. Altın Koza Film Festivali’nde (1972) jürinin ilk oylamasında Yılmaz Güney’i Baba filmindeki rolüyle en iyi erkek oyuncu seçilmesine rağmen daha sonra siyasi baskılarla Yılmaz Güney’in yerine, ilk oylamada Yaralı Kurt filmindeki performansıyla ikinci olan Cüneyt Arkın’ı en iyi erkek oyuncu seçti. Bu karara tepki gösteren Arkın ödülü reddetti.Cüneyt Arkın sinemasına ayrı bir renk getiren, yönetmenliğini Çetin İnanç’ın yaptığı 1982 tarihli Dünyayı Kurtaran Adam zamanla bir kült film haline geldi. 1980’li yıllarda Ölüm Savaşçısı, Kavga, Sürgündeki Adam veİki Başlı Dev gibi aksiyon filmlerinden sonra, 1990’lı yıllarda da polisiye dizilere yöneldi.Cüneyt Arkın, at binmede ve karatede uzman sporcu unvanına sahiptir. Oyunculuğun yanı sıra televizyon izlenceleri sunmuş ve kısa bir süre gazetelerde sağlıkla ilgili köşe yazarlığı da yapmıştır. 2009 yılında omurgasındaki sinir sıkışmasından dolayı yaklaşık üç ay hastanede tedavi gördü.cuneyt-arkin-otur_640


18-Okan Bayülgen

(d. 23 Mart 1964; Cihangir, İstanbul), Türk gösteri adamı, oyuncu, tiyatro ve klip yönetmeni, yapımcı, seslendirme sanatçısı ve fotoğrafçıdır.Bayülgen, hukuk ve gazetecilik eğitimi almış bir baba olan Ümit Bayülgen ile ressam olan bir annenin oğlu olarak 23 Mart 1964’te Cihangir, İstanbul’da doğdu. 1970’te anne ve babası boşanmış olan Bayülgen’in annesi İsmet Görgün ile evlenmişti. Daha sonra İsmet Görgün onu nüfusuna geçirmek isteyince soyadı farkında olmadan Görgün olarak değişmiştir; ama kendi isteğiyle mahkemeye başvurmuş ve babası olan Ümit Bayülgen’in soyadını tekrar almıştır. Ayrıca Ümit Bayülgen de ikinci defa evlenmiştir ve Okan Bayülgen’in babasının ikinci evliliğinden, Ozan Bayülgen ve Okşan Bayülgen adlı iki kardeşi vardır. Aynı zamanda anne tarafından, Elmalılı Hamdi Yazır’ın torunudur.Bayülgen, eğitimine Göztepe, İstanbul’daki Taş Mektep isimli yatılı okulda başladı. Altı yaşındayken yatılı okula verildi. Şişli 19 Mayıs İlkokulu’ndan mezun olup Galatasaray Lisesi’nde öğrenimine devam etti. Okuldaki öğrenci kulüplerinden müzik, edebiyat, folklor gibi kollarla ilgilendi. Okula gitmeme durumu, sorun olmaya başladığında annesi Ayla Görgün; onu Bodrum’a, yanına çağırdı ve Galatasaray Lisesi’ndeki altı yılından sonra Bodrum Lisesi’e kaydoldu. Fakat oradan Şişli Lisesi’ne geçen Bayülgen 1984’te buradan mezun olarak lise öğrenimini tamamladı.Fotoğraf eğitimi almak için Fransa’ya giden Bayülgen, Tours Üniversitesi Hukuk ve Ekonomik Bilimler Fakültesi’nde hukuk okumaya başladı. Ardından fikir değiştirerek aynı üniversitenin ekonomi bölümüne geçti. Bir yıl okuduktan sonra ekonomi eğitimini de yarıda bırakarak Türkiye’ye döndü ve Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bölümü sınavlarında başarı göstererek buradaki eğitimine başladı. 1989’da mezun olarak aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisans yaptı.Kariyerine tiyatro oyuncusu ve yönetmeni olarak başladı. Devlet Tiyatroları’ndaki en genç yönetmen olarak 1989-1994 yılları arasında çeşitli oyunlar yönetti, bazı oyunlarda oynadı. Bu çalışmaları sayesinde Türkiyenin en genç tiyatro yönetmeni ünvanına sahip oldu.1991’de Kent FM’deki Son Saatler adlı bir programla radyoculuğa başladı. Bu sıralarda Genç Indiana Jones dizisinin Türkiye’de çekilen bölümünde rol aldı.1992 yılında askerliğini Burdur`da kısa dönem olarak yapan Bayülgen, 1993 yılı sonunda Trabzon Devlet Tiyatrosu’na tayini çıktı ve Trabzon’a gitti. Rejisi kendisine verilen bir oyun yönetim tarafından kaldırılınca 1994 yılında Devlet Tiyatrosu’ndan istifa ederek şansını radyo ve televizyon alanında denemeye karar verdi. Radyolarda haber spikerliği ve programcılık yapmaya başladı. Televizyon işleri yapmaya başladıktan sonra da çeşitli radyolarda çalıştı. 1995’te Radyo Contact’teyken, 1997’de Kiss FM’de Okan Bayülgen On Air programını sundu. Özellikle 1998 ve 1999 yılında Radyo D’de 18.00-20.00 saatleri arasında yayınlanan Hayat Bilgisi programı ile dikkatleri çekti. En son 2001 yılında Radio Contact’te, Yol programını yaptı.Televizyon hayatına Satel TV’de klipler sunarak başlayan Bayülgen, atv ekranlarında gece yarısında yayına başlayan Gece Kuşu adlı farklı programı ile adını duyurdu. Gece Kuşu ‘nun ardından late night showtarzını 100 gece boyunca Televizyon Çocuğu ile devam ettirdi.Gecenin bir saatinde sessiz sedasız yayına başladığında amaçladığı şey, izleyici ve sunucu arasındaki yapmacık samimiyetle örülü ilişkiyi yok etmekti. Agresif tavırları ve ilk “uçurmaları” başlarda kamuoyunun sesini kısma yönünde hayli totaliter bir tavır olarak görülse de, asıl eylem bu düzeni kuranlara karşıydı.Program ekibi olarak atv ile yollarını ayırdıktan sonra iki yıla yakın ekranlardan uzak kalan Bayülgen bu ara içerisinde 1997 yılında bacağından vurulan Bayülgen,saldırganı Murat Çakmak,Bayülgen`in oynadığı İstanbul Kanatlarımın Altında filiminde Osmanlı`ya hakaret ettiğini iddia ettiğinden dolayı bacağından vurduğunu söylemiştir.Ayrıca bu ara içerisinde ATV`de sadece 13 bölüm süren Utanmaz Adam dizisinde rol almıştır. Bu aradan sonra Kanal D’de sunduğu Zaga ile geri döndü. Sürekli değişen ekipler, skeçler, jenerikler, dekor, orkestra ve farklı program anlayışı, canlı telefon bağlantıları, içinde barındırdığı beklenmedik tuhaflıkları ve Medya Arkası ile kısa bir dönemin haricinde Cumartesi geceleri yayınlanan Zaga, Türk televizyon hayatındaki uzun soluklu ve yeni bir anlayışın ürünü özgün bir program olarak kendine kemik bir izleyici kitlesi oluşturmuştur.Televizyon açısından uzun kabul edilebilecek yıllar, çeşitli eğitim ve yardım kampanyaları için ulusal haber kanalı NTV’de özel yayınlar yapan Okan Bayülgen, yine bu kanalda takip eden yıllar boyunca yılbaşı gecesi özel canlı yayınlarını sundu. En son 2008’e yılbaşı girişinde, Müjde Ar ile birlikte bir program yaptı.2004′te izleyicilerin de stüdyo konuğu olarak katılabildiği Herkes Bunu Konuşuyor ile Perşembe geceleri ekrana çıktı. Akademi, bilim, müzik, popüler kültür, medya dünyasından ve çeşitli sanat dallarından çok yönlü konuklarla beraber, seçilen bir konunun bir masa etrafında konuşulması üzerine kurulu bu programları diğerlerinden farklı olarak komedi ağırlıklı eğlence programı formatında değildi.Aynı şekilde 2006 yılında CNN Türk’te Saba Tümer ile birlikte Haber Makinası adında gündemdeki haberlerin ekrana getirilip bu haberler veya olaylar hakkında konukların ağırlandığı bir program ile; 2007 yılındaNTV’de Bu Sizi İlgilendiriyor adlı siyasi ağırlıklı başarılı bir program yapmıştır. 2008’de de haftanın 4 günü canlı olarak yayınlanan, konuklarla halkın gündemi ve normal gündemin birlikte konuşulup, izleyicilerin de e-posta ve telefon yoluyla fikir ve sorularını belirtebildiği Okan Bayülgen Sade Vatandaş programına başladı.2005 yayın döneminde Televizyon Makinası ile izleyiciyle buluştuğunda, her zaman kendisi kadar ekibini de ön plana çıkaran Bayülgen bu sefer Hakkı Devrim ile beraberdi. Bir masa etrafındaki konuk yağmuru, eğlence dünyasından edebiyat ve sanat dünyasına, bir dizi alandaki bilimum konuk, konu ve daha ciddi bir format ile ekrana çıkmıştır. Daha sonra Makina olarak adını kısalttığı programda, piyesler ve estetik unsurlar daha ön plana geçmiş ve yayının süresini giderek daha uzun tutmayı tercih etmiştir.2007 yazında Makina ‘yı sona erdirip, ekranlara bir sezon ara verdi. Bu dönem içerisinde fotoğraf etkinliklerine ağırlık verdi.Ayrıca, Ata Demirer`in ve Gülben Ergen`in sunduğu programların genel yönetmeni oldu.Ekim 2008’de Disko Kralı ile tekrar kaldığı yerden devam etti. 2009-2010 sezonunda ise cumartesi gecesi yaptığı programına ek olarak pazar ve pazartesi geceleri farklı konuların işlendiği Medya Kralı ve Muhabbet Kralı ‘nı da ekledi.2010-2011 sezonunda ise Medya Kralı sona erip yerine Kral Çıplak programını yapmıştır.Programlarında, zaman zaman arayan izleyicinin yüzüne telefon kapattıktan sonra onları kendi deyimiyle “uçurduğu” ya da “zagaladığı”; ve magazin haberleri ile kendisinin saçma bulduğu programları ve sunucuları eleştirdiği gözlenmiştir. Popüler kültürün tam ortasında, ama bir o kadar da dışında olduğunu söyler. Düzene karşı olan muhalif tavrını bu üslupla yönlendirmiş ve belirtmiştir.Açık Radyo’nun, yayın hayatına devam etmek için dinleyicilerinden maddi destek talep ettiği Dinleyici Destek Projesi Radyo Şenliği kapsamında, önceki yıllarda olduğu gibi 28 Mart 2010’da da bir saatlik bir program yapmış ve alternatif medyaya destek vermiştir. 2011 yılında Çek Bakalım adlı atv de yayınlanan kısa film yarışmasında Hülya Avşar ile jüri üyesi olmuştur4 Ekim 2011-30 Haziran 2012 tarihleri arası süren tv8 kanalında haftada 5 gün, salı ve cumartesi günleri saat 23.00’dan sonra program yapmaya başlamıştır. Programların isimleri ise: Muhallebi Kralı, Kral Çıplak, Muhabbet Kralı, Medya kralı, Disko Kralı’dır. Bunlardan sadece Medya Kralı ve Disko Kralı seyircili yayınlanır. Ayrıca Şubat 2012’den beri hazırlayıp sunduğu tüm programlarda işitme engelliler için bir Türk İşaret Diliçevirmeni bulundurmaya başlamış ve bunu sürekli hâle getirmesiyle Türk televizyonlarında bir ilki gerçekleştirmiş oldu.3 Mart 2012 tarihinde, Muhabbet Kralı programında “Go and Fuck” dediği için RTÜK tarafından 2 hafta süreyle hiçbir yayına çıkmama cezası verildiği yönünde haberler yapıldı.Bu ceza Türk medyasında, RTÜK’ün tarihindeki en ağır cezalarından biri olarak kayıtlara geçti. Ama sadece “Muhabbet Kralı” programına iki hafta yayın cezası verildi.Mart 2013`te Tv 8`den ayrıldıktan sonra test yayınını sürenOn8 Tv ve yarışma programına hazırlık çalışmaları kesintiye uğradı. bayülgen, MNG Grubundan ayrıldı ve tv8 ile on8 tv ile ilişkisi tamamen kesildi.29 Nisan 2013`ten itibaren Mayıs sonuna kadar Radyo Trafik ve okanbayulgen.fm sitesi aracılığıyla her hafta dünya eserlerinden birini okuyup cuma geceleri de Bay J,Ebru Yaşar,Barkın Bayoğlu,Ali Biçim,Esin Görür,Betül Hakyemez ile iki konuk dahil 23:00`da radyo şovu sunmuştur.2013 yılında Show TV’de haftada üç gece program yapacağını duyurmuştur. Muhallebi Kafa, Çıplak Kafa ve Makina Kafa programları ile 2 Ekim 2013 tarihinde televizyona geri dönmüştür. Show Tv`de sunduğuMuhallebi Kafa ve Çıplak Kafa</nowiki> programlarını kasım ayında sona erdirdi ve bu iki program formatında 2 Aralık 2013 tarihinde haftada iki gün olmak üzere [[Habertürk Tv]]`de [[Okan Bayülgen Sunar]] adlı programlar yaptı.[[Makina Kafa]] ve [[Okan Bayülgen Sunar]] programları,mayıs ayına kadar devam etti.<nowiki>[[Show Tv]] ve [[Habertürk Tv]] kanallarını [[TMSF]] alınca,Okan Bayülgen bu kanallardan ayrıldı ve [[Star Tv]]`ye geçti.Kasım 2014`te haftada bir program olan [[Dada Dandinista]] adlı talk-show programına [[Star Tv]]`de başladı.2013 senesinde Hakan Bayülgen ile kurduğu “Bayulgen & Bayulgen Danışmanlık Şirketi” ile marka ve imaj danışmanlığı yapmaktadır.340651